Mobil Programlarımız

www.OssMatematik.Com

1966 dan 2019 tarihine kadar yapılan tüm üniversite giriş sınavlarının (Üss, Öss, Öys, Ygs, Lys, Tyt, Ayt) Soru ve ÇÖZÜMLERİNİ Pdf formatında İNDİREBİLİRSİNİZ.

ÜÇ İŞLEM YARIŞMASI

Üç İşlem Yarışması. Zekanıza  işlem ve parmak hızınıza güveniyorsanız buyurun. Eğlenceli bir oyun.
Dikkat bağımlılık yapabilir

TYT AYT SORU VE ÇÖZÜMLERİ

Tüm TYT AYT sınavları Matematik-Geometri Soru ve ÇÖZÜMLERİ devamlı elinizin altında olacak.

MATEMATİK FORMÜLLERİ

Matematik formülleri elinizin altında. Kitap kitap dolaşıp vakit harcamanıza gerek yok.

YGS SORU VE ÇÖZÜMLERİ

Tüm YGS sınavları Matematik-Geometri Soru ve ÇÖZÜMLERİ devamlı elinizin altında olacak.

LYS SORU VE ÇÖZÜMLERİ

Tüm LYS sınavları Matematik-Geometri Soru ve ÇÖZÜMLERİ devamlı elinizin altında olacak.

www.MobilProgramlar.Com

Eğitim, Matematik ve Teknoloji sitesi…

TİC TAC TOC (ÜÇ TAŞ)

Arkadaşınızla ya da Yapay Zeka ile oynayabileceğiniz basit bir oyun…

Tıp Fakültesi Hakkında Sorular ve Cevaplar

1. Doktor olmak için kaç yıl okumak lazım?

Tıp Fakültesine giriş yapan bir öğrenci en az 6 yıl okumak zorundadır. Eğer giriş yaptığı okulda hazırlık sınıfı zorunlu tutulmuşsa en az 7 yıl olur bu süre. Okulda yaşanabilecek aksaklıklar ile bu süre daha da uzayabilir ancak 6 yıldan daha kısa olamaz.

Bu 6 yıl sonunda Tıp Fakültesinden bir Pratisyen Hekim olarak mezun olunuyor. Sonrasında ise devam eden uzunca bir süreç daha var.

2. Tıp Fakültesinde hangi dersler görülüyor?

Temel eğitim denilen ilk 3 yıllık süre esnasında; Anatomi, Fizyoloji, Biyokimya, Patoloji, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Genetik, Histoloji, Embriyoloji, Farmakoloji, Biyofizik, Biyoistatistik, Tıbbi Biyoloji gibi dersler görülüyor.

Blogumda her bir ders için ayrı ayrı yazılarımı bulabileceksiniz. Bu yazılarda işlenen derslerde verilen bilgilerden, nasıl daha iyi anlaşılabileceğine kadar tüm detaylardan bahsedeceğim.

3. Tıp Fakültesinde hangi stajlar görülüyor?

Bir hastaneye başvuru esnasında gördüğünüz tüm bölümlerin stajları görülüyor. Başta Dahiliye, Pediatri, Genel Cerrahi, Kadın doğum olmak üzere akla gelebilecek tüm bölümlerin stajları 4. ve 5. sınıflarda öğrencilere öğretilmektedir. 

4. Stajlar nerede yapılıyor?Tıp Fakültelerindeki stajlar, üniversiteye bağlı olan Tıp Fakülteleri Hastanelerinde yapılmaktadır. Staj süreleri öğrenilecek bilgilerin miktarlarına göre farklılık göstermektedir. Bazı stajlar için ise o şehirde bulunan diğer hastanelerden yardım alınabilmektedir. Örnek olarak; Kadın Doğum stajı esnasında o şehirde bulunan doğum evleri öğrencilere pratik yapma imkanı sunmaktadır.8.Stajlar kaçıncı sınıfta yapılıyor?İlk üç yılın teorik ağırlıklı eğitiminden sonra 4. ve 5. sınıflarda stajlar yapılmaktadır. Bazı üniversitelerde 3.sınıflarda da staj yapılıyor.

5.Tıp okuyacak kişide hangi özellikler olmalı?Bu soruyu, şunlar olsun ya da bunlar olmasın diyerek cevaplamak doğru olmayacaktır. Tıp Fakültesini kazanmayı başarabilmiş bir öğrenci, bu okulu okuyabilecek donanıma da sahiptir. Düzgün bir şekilde ders çalışmalı ve üstüne düşenleri yapmalıdır sadece.Ben burada sadece Tıp okumayı düşünen ya da okuyacak öğrencilere birkaç tavsiyede bulunabilirim. İyi bir yaşam düzenine sahip olunmalı mesela. Yatış kalkış saatleri ayarlı olmalı, gerektiği yerlerde uykusundan feragat edebilmeli. Her şeyi dozunda yapmalı. Çok fazla eğlencenin içine dalmaması gerektiği gibi büsbütün kafa Tıp ile de parçalanmamalı. Denge.Okumayı sevmek çok önemli. Sadece bir sınav için 1000 küsur sayfa not olacak bazen ve kişiden kişiye değişmekle beraber bu notların ortalama üçer kez okunması gerekecek. Çeşitli kaynak kitaplar, dergiler, makaleler okuyacaksınız. Bu yüzden okumayı seven bir bünyeye sahip olmak işinizi kolaylaştıracaktır. Araştırma yapmak ve yeni bilgiler öğrenmek bir zorunluluk değil, bir istek olmalı mesela. Gördüğünüz bir hastalığı saatlerce araştırabilmek sizi daha ileri taşıyacaktır.Çok uzatmanın manası yok; okumayı sevmek, araştırma yaparak saatler geçirmek ve çalışmak gerekiyor. Bu özellikleriniz olmayabilir ama merak etmeyin, Tıp Fakültesi sizlere bunları isteseniz de istemeseniz de öğretecek. 😃

6.Tıp okuyacak kişide hangi özellikler olmamalı?Bu soruya da bunlar olsun ya da olmasın diye cevap vermeyeceğim. Ama aşağıda dediklerimi yapmazsanız ya da yapmamaya çalışırsanız, okul hayatınız biraz daha iyi olacaktır.Öğreniminiz esnasında değişik zamanlarınız olacaktır ama bunlar sizi derslerinizden koparmamalı ve çalışmalarınızı engellememeli. Çünkü kaldığınız sınavınız için size sadece bütünleme şansı veriliyor. Kaldığınız sınavı alttan alamadığınız için okulunuzu uzatabilirsiniz.Sosyal yaşantınız abartılı seviyede olmamalı. Okulu uzatan öğrencilerin çoğu, okul – sosyal yaşam dengesini kuramadıklarından uzatıyorlar. İnsan ilişkilerinizde çok sert olmayın. Çünkü Doktor olacaksınız ve insanlarla sürekli iletişim halinde olacaksınız. İletişim becerilerinizi arttırmaya çalışın.

7.Uzman Doktor (Uz.Dr) nedir?Uzman Doktor, 6 yıllık Tıp eğitimini tamamlamış, daha sonrasında da 3 ile 6 yıl arasında değişen süreleri olan branşlardan birinden uzmanlığını tamamlayan Doktorlara verilen unvandır. Örneğin bir Dahiliye Uzmanı, 6 yıllık Tıp Fakültesi eğitimini tamamlar öncelikle. Daha sonra TUS’a girer ve Dahiliye kazanır. 4 yıl Dahiliye Asistanlığı yapar ve bu dört yıldan sonra Dahiliye Uzmanı olur. 10 yıllık bir eğitimden bahsediyoruz anlayacağınız.

8.Bütün Doktorlar ameliyata giriyor mu?Tabii ki hayır. Ameliyatları yapan Doktorlar, cerrahi dallardan birinden uzmanlık almış Doktorlar oluyorlar. Tıp bölümleri temel, dahili ve cerrahi olarak üçe ayrılıyor. Ameliyatı yapanlar ise sadece Cerrahi bölümlerle ilişkisi olan Doktorlar.

9.Cerrahi branşlar hangileridir?• Genel Cerrahi• Kadın hastalıkları ve Doğum• Çocuk Cerrahisi• Kulak Burun Boğaz• Üroloji • Beyin ve sinir cerrahisi (Nöroşirurji) • Göz • Ortopedi ve Travmatoloji• Göğüs Cerrahisi• Kalp ve Damar Cerrahisi • Anesteziyoloji ve Reanimasyon• Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi• Tıbbi Patoloji

10.Dahili branşlar hangileridir?• Acil Tıp• Adli Tıp• Aile Hekimliği• Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları (Pediatri)• Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları• Deri Ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji)• Enfeksiyon Hastalıkları Ve Klinik Mikrobiyoloji• Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon (FTR)• Göğüs Hastalıkları• Halk Sağlığı• İç Hastalıkları (Dahiliye)• Kardiyoloji• Nöroloji• Nükleer Tıp• Radyasyon Onkolojisi• Radyoloji• Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları (Psikiyatri)• Spor Hekimliği• Tıbbi Farmakoloji• Tıbbi Genetik

11.Temel branşlar hangileridir?• Anatomi• Biyofizik• Fizyoloji• Histoloji-Embriyoloji• İmmunoloji• Tıbbi Biyokimya• Tıbbi Biyoloji• Tıbbi Mikrobiyoloji• Tıbbi Parazitoloji• Tıp Bilişimi Ve Biyoistatistik• Tıp Eğitimi

12.Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra hemen iş bulabilir miyiz?

Evet. Türkiye’de şu anda ve ilerleyen en az 5 yıllık süreçte Doktor açığı olduğundan dolayı Tıp Fakültesinden mezun olan bir Hekimin iş bulmakla alakalı bir problemi olmuyor. Ancak artan kontenjanlar yüzünden gelecek 5 yıldan sonraki dönemlerde Tıp Fakültelerinden mezun öğrenciler için de iş bulmakla alakalı problemlerin ortaya çıkması öngörülmektedir.

13. Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra nerelerde çalışabiliriz?Pratisyen hekimler; aile ve toplum sağlığı merkezlerinde (ASM ve TSM), acil servisler, diyaliz merkezleri, 112 acil yardım istasyonları, kurum ve iş yeri hekimliklerinde hekim ve yönetici olarak çalışabilmektedirler.

Ayrıca uzmanlık sınavını kazanıp daha sonrasında uzman oldukları takdirde kamu ve özel hastanelerde çalışabilirler veya muayenehane açabilirler.

14.Tıp Fakültesini kazandıktan sonra ne Doktoru olacağız?Bu soruyu genellikle Tıp Fakültesi okuduğunuzu öğrenen insanlar soracak size. Tıp okuyorum dedikten sonra “ne doktoru olacaksın” diye bir soru alacaksınız. Tıp Fakültesinde okuduğunuz dönemde herhangi bir bölümün Doktoru değilsiniz. Mezun olduktan sonra aldığınız sıfat ise Pratisyen Hekim. Yukarıda yer alan ikinci soruda Pratisyen Hekimlerin çalıştıkları yerleri tekrardan görebilirsiniz.

15.Tıp Fakültesini kazandıktan sonra alanımızı seçip mi okuyacağız?Hayır. Dediğim gibi Tıp Fakültesinden mezun bütün öğrenciler Pratisyen hekim olarak mezun olmaktadırlar. Mezun olduktan sonra girebileceğiniz TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) ile aldığınız puana göre istediğiniz bölümleri seçebilirsiniz. Yani bölüm seçme işi okul bittikten sonra oluyor ve TUS’a girip kazanmanız gerekiyor. Sınavı kazanmanız da yeterli değil. Daha sonrasında 4 ila 6 yıl arasında değişen süreleri olan uzmanlık eğitiminizi tamamlamalı ve sonunda Uzman Doktor olmalısınız.

16.Tıp Fakültesinde eğitim İngilizce mi?Muhtemelen sayısı 10’dan fazla olmayan bazı Tıp Fakültelerinde Tıp eğitimi İngilizce olarak verilmektedir. Bu fakültelerin bazıları; Hacettepe İngilizce, Cerrahpaşa İngilizce, Marmara gibi üniversitelerdir. Bunların haricinde kalan Tıp Fakültelerinde eğitim dili Türkçe. Ama bu fakültelerin 1.sınıfında İngilizce eğitimi verilmektedir. Geçilmesi oldukça kolaydır. Hangi üniversitelerde olduğunu bilmiyorum ama birkaç Tıp Fakültesinde de İngilizce hazırlık sınıfı bulunmaktadır. Bu üniversiteleri tercih kataloğu ile öğrenebilirsiniz.

17. Tıp Fakültesi öğrencileri maaş alıyor mu? Ne kadar maaş alıyorlar? Almıyoruz maaş falan. 😃 Hatta Tıp Fakülteleri masraflı fakültelerden biridir. Herhangi bir bölümde okuyan öğrenci, nasıl ki eğitimi esnasında ücret almıyor hatta üzerine okulu için harcama yapıyorsa bizler de aynen onlar gibi yapıyoruz. 

18.Önerdiğiniz Tıp Fakülteleri var mı?

Üç büyük şehrimizin Devlet Tıp Fakülteleri oldukça iyidir. Bu üç şehirde yeni açılan bazı fakülteleri bu sınıflandırmanın dışında tutuyorum. Bunun haricinde diğer şehirlerde 20 yıldan daha fazladır faaliyetini sürdüren Tıp Fakülteleri de oldukça iyidir. Bu fakülteleri tercih etmenizi öneririm. Eğer ki üç büyük şehrin Tıp Fakültelerini kazanamıyorsanız size önereceğim iki üniversite var. Biri Erciyes (Kayseri) diğeri Atatürk (Erzurum). Bu iki Tıp Fakültesi 40 yıldan daha eski, en büyük özellikleri ise sağlık konusunda gelişmiş iki şehrin fakülteleri olmaları. Yine bu iki fakülte bulundukları coğrafyanın en iyi fakülteleri ve çevre illerden sorumlu temel fakülteler. Son olarak ise bu iki fakültenin hasta sayısı aklınıza gelebilecek neredeyse bütün hastanelerden fazladır. Bu yüzden oldukça iyi klinik eğitimleri vardır.

Bilgisayar Mühendisliği Hakkında Sorular ve Cevaplar

Soru 1:

Endüstri mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği arasında ikilem içerisindeyim. Size, günümüzde bu bölümlerden hangisinin daha fazla olanak sağladığını sormak istedim. Ayrıca köklü olmayan üniversitelerde mühendislik okumak büyük bir dezavantaj yaratır mı?

Cevap 1 :

Endüstri mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği aslında farklı iki mühendislik dalıdır. Bilgisayar mühendisliği daha çok sağlık, eğitim, savunma sanayi, finans gibi hayatın birçok alanında bilgisayar donanımı ve yazılımı içeren karmaşık bilgi sistemlerinin analizi, tasarımı, gerçekleştirilmesi ve test edilmesi faaliyetlerini içeren bir mühendislik dalıdır. Bilgisayarla Görü, Biyobilişim, Çokluortam Sistemleri, Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi, Bulut Bilişim, Bulanık Mantık, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Görüntü İşleme, Sağlık Bilişimi, Veri Madenciliği, Yazılım Mühendisliği, Veritabanı Sistemleri gibi araştırma alanlarına sahiptir. İnsanların günlük hayat problemlerine çözüm arar. İstihdam olanakları oldukça fazladır. Bu olanaklar arasında savunma sanayi şirketleri, kamu kuruluşları ve bankaların bilgi işlem merkezleri ve yazılım şirketleri başı çekmektedir. Akademik olarak ilerlemek isteyenler için yüksek lisans ve doktora olanakları mevcuttur. Dünyanın neresine gidersen git tanınan, köklü bir meslektir. Teknoloji ilerlediği sürece bilgisayar mühendisi istihdamı bana göre devam edecektir.

Köklü olmayan üniversitelerde okumak bana göre dezavantaj değildir (tabii ki olabiliyorsa köklü bir üniversite olsun). Üniversite sınavında yaşanacak herhangi bir talihsizlik neticesinde istediğin üniversiteye yerleşemediysen üzülmene gerek yok. Bulunduğun şartlar içerisinde en iyi olmaya bakmalısın. Her şey kişinin kendisinde biter. Eğer lisans eğitimin boyunca sen kendini geliştirirsen ve akranlarından farklı yeni özellikler kendine eklersen sorun olacağını düşünmüyorum. Ama sana tavsiyem hangi üniversitede okursan oku not ortalamanı mümkün olduğunca yüksek tutmaya çalış. Not ortalaman ne kadar yüksek olursa istihdam şansın da (kendine kattıklarınla birlikte) o kadar yüksek olacaktır.

Soru 2:

Ben Çukurova Üniversitesi bilgisayar mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. İlgimin ve merakımın gelişmesiyle bilgisayar mühendisliği bölümünü seçtim; fakat fizik bilgim ve ilgim hiç yoktur. ÖSYM sınavında 2 net fizik yapabildim ve bu bölüme geldim… Şimdi fizik 1 dersinde bile çok zorlanıyorum. Genel anlamda fizik derslerinde ne gibi bir yol izleyebileceğim konusunda yardımcı olabilir misiniz? Ayrıca ben hayatımda ilk defa programlama, algoritma gibi dersler görüyorum; bu yüzden herhangi bir proje fikrim ve bilgim yok. Bu normal bir durum mu sizce?

Cevap 2:

Sadece okul veya mesleki anlamda değil, hayatın her alanında kolayca üstesinden geldiğimiz durumlar kadar zorlandığımız konular da olması kaçınılmaz. Kişisel gelişimimize en çok katkısı olanlar da bu durumlar aslında.

Senin için yeterince net olmayan, deyim yerindeyse doğal bir şekilde akıp gitmeyen konuları bütünden ayırıp odaklanabilmen çok önemli bir meziyet. Bu bakış açısının doğru tercihleri yapmak için önemli bir ön koşul olduğunu düşünüyorum. Her problemle karşılaştığında resmin bütününe bakmadan problemlerden kaçarak yaşayan kişiler hiçbir konuda tutunamıyorlar. Bu araştırmacı yaklaşımının senin her zaman bilinçli tercihler yapmana yardımcı olmasını dilerim.

Fizik dersini bir görev olarak görmek yerine günlük hayatın bir parçası olduğunu fark etmek ve sevmek ilk adım olabilir görüşündeyim. Derste gördüklerini günlük hayata uyarlamaya çalışabilirsin. Ya da tam tersi günlük hayatında ilgini çeken konulara fizik kuralları ile bakabilirsin. Sevdiğin bir spor dalında fizik kurallarının nasıl çalıştığını düşünmek ilginç olabilir. Bilardo güzel bir örnek. İçgüdülerinle oynayamazsın. İyi olmak için fizik kurallarını hesaba katman gerekir. İlgini çeken konulara fizik kuralları açısından bakmaya çalışmak hem derslerden daha fazla keyif alman, hem de konuları daha kolay anlaman için yardımcı olacaktır.

Bilgisayar programları konusunda da aynı öneride bulunacağım. Artık bilgisayarlar ve bilgisayar programları hayatımızın her alanında. Örneğin para çekmek için kullandığın ATM’de bir bilgisayar programı çalışıyor, banka kartını taktığında program kartın üzerindeki bilgileri okuyor, şifreni girdiğinde kimliğini doğruluyor. Bir sonraki ATM işleminde sistemin adım adım nasıl çalıştığına dikkat etmeni öneririm.

Cep telefonu operatörünün çağrı merkezini aradığında da öncelikle sana bir bilgisayar programı yanıt veriyor. Sesli yönlendirmelerle veya tuşlamalarla gerçek bir operatöre ulaşana kadar bir bilgisayar programı ile iletişim kuruyorsun. Gerçek bir operatöre ulaştığında da, operatörün karşısında sana ait bilgileri gösteren bir bilgisayar ekranı olduğunu tahmin edebilirsin. Bu ekran merkezi bilgisayar üzerindeki senin hesabına ait kullanım, paket, fatura ve diğer tüm bilgilere ulaşabiliyor. Operatöre kullandığın paketi değiştirmek istediğini söylersen, önündeki bilgisayar ekranında, bir bilgisayar mühendisinin yazdığı programı kullanarak senin paket tercihini değiştirebiliyor.

Bunlar doğrudan günlük hayatın içinden sadece iki örnek. Ancak günümüzde teknoloji olan her yerde farklı boyutlarda bilgisayarlar ve algoritmalar çalıştığını düşünmek gerçekçi olacaktır. Bilgisayarların boyutları küçülürken, birbirleri ile etkileşimleri ve internet sayesinde kapladıkları alan artık coğrafi sınırları aştı. Çevrendeki bu tür örnekleri bulmaya çalışmanı öneririm.

Soru 3:

 Bir tarafta çok zor olduğu söylenilen makine mühendisliği, diğer tarafta da mezunları işsizlik sıkıntısı yaşayan bilgisayar mühendisliği var. Kendimi geliştirmeye açık bir insanım ve yüksek bir maaşla çalışmak istiyorum. Sizce hangisini seçmeliyim: bilgisayar mühendisliği mi makine mühendisliği mi?

Cevap 3:

Öncelikle makine mühendisliği de bilgisayar mühendisliği de üniversite öğrenimi açısından oldukça zor bölümlerdir çünkü her ikisinde de alan çok geniş olduğundan pek çok şeyi hızla öğrenmek gerekir. Ayrıca, bir bölümü kazanıyorsan eğer çok muhtemelen o bölümü bitirebilecek yetkinliktesindir demektir. Bu nedenlerden ötürü zorluğu bir kriter olarak değerlendirmemeni tavsiye ederim.

İşsizlik ve maaş noktasına gelirsek de kesinlikle hatalı bilgilere sahip olduğunu söylemeliyim. Aksine, özellikle Türkiye için bilgisayar mühendisliği mezunlarının maaşları diğer mühendisliklere göre oldukça yüksektir. Sen de Glasdoor gibi web sitelerini araştırıp, ʺbizim amca oğlu da ..ʺ diye başlayan yanıltıcı bilgilerden çok daha gerçekçi rakamlar elde edebilirsin. Bilgisayar/yazılım mühendislerinin diğer mühendislere daha kolay ve yüksek maaşlı işler bulmasının altında yatan temel nedenler de şöyle;

1) Bilgisayar/yazılım mühendisi için makine, fabrika vb. teçhizatlar gerekmediğinden Türkiye gibi krizin fazla olduğu bir ülkede yazılım sektörü diğerlerinden daha büyük. Üstelik, kamu, askeriye, oyun, sağlık, enerji, alışveriş, üretim gibi her alanda yazılıma ve haliyle bilgisayar/yazılım mühendisine ihtiyaç duyulmakta.

2) Bilgisayar/yazılım alanında yurt dışına çok daha kolay çıkılabiliyor çünkü tüm dünyada aynı teknolojileri kullanıyor ve aynı dili konuşuyoruz. Yazılım, istesen bile eski tool ve teknolojilerle sürdürebileceğin bir şey değil. Haliyle, pek çok alan gelişmeleri 1. Dünya ülkelerinin 10-20 yıl gerisinden takip ederken bizim alanda bu fark bulunmuyor. (Tabi ki yönetimsel, çalışma biçimi, bakış açısı, kafa yapıları gibi farklar mevcut ancak bu söylediklerim teknolojiler için geçerli.)

3) Yurt dışına çıkışların çok fazla olmasından kaynaklı olarak yurt içinde kalifiye bilgisayar/yazılım mühendisi bulmak şirketler için çok zor.

4) Bilgisayar/yazılım mühendisleri çok kolayca freelance veya full-time yurt dışına iş yapıp dolar/euro üzerinden para kazanabilmekte.

5) Bilgisayar/yazılım mühendisleri çok kolayca kendi şirketlerini kurabilmekte çünkü hem yatırım maliyeti düşük hem de yatırımcı bulmak diğer alanlara göre daha kolay.

Özetle, arz-talep dengesizliğinin şirketlerin karşısında ve bilgisayar/yazılım mühendislerinin avantajına işlediği bir düzen bulunuyor. Hele de iyi bir üniversiteden 3 üzeri bir ortalama ile mezun olursan çoğu zaman sen başvurmadan işlerin sana geleceğinden emin olabilirsin 

Soru 4:

Ben bilgisayar programcılığını okumaktayım. Hedefim DGS (dikey geçiş sınavı) ile mühendisliğe çevirmek. Kime sorsam mühendisliğin önü kapalı diyor. ʺBilgisayar mühendisliğine fazla önem vermiyolarʺ diyolar, sizce okumalı mıyım?

Cevap 4:

Bu bilgisayar mühendisliğinin önü kapalı diyenleri gerçekten merak ediyorum. Keza ODTÜ Elektrik Elektronik, ODTÜ Makine Mühendisliği, Hacettepe Tıp vb. mezunu arkadaşlarım dahi yazılıma yönelmeye çalışıyorlar. Hatta deneyimli olanları öğrenci veya yeni mezunken bunu yapmamış oldukları için oldukça pişmanlar. Bazısı mevcut kariyerlerini yok saymayı göze alıp baştan başladılar. Emin ol, bilgisayar mühendisliğine kriz anında bile çok önem veriliyor. Onlara tek bir konuda katılabilirim; bilgisayar mühendisliği = diploması değil. DGS ile geçiş yapıp, dersleri geçecek kadar öğrenip, diploma alıp mühendislikten çok uzak kalacağın gibi; bunları yapmadan yeterince yazılım ve teknoloji öğrenip, freelance işlerle kendini geliştirip çok iyi bir bilgisayar mühendisi de olabilirsin.

Soru 5:

Sizce İngilizcesi çok kötü olan birisi bilgisayar mühendisliğini seçmeli mi? Benim İngilizcem çok kötü bu yüzden tercih etmemeyi düşünüyorum. İngilizcem çok kötü bile olsa seçebilir miyim? Günümüzde bilgisayar mühendisliğinden çok fazla mezun var. İşsiz kalmaktan korkuyorum. Şuan tercih dönemindeyim. Sizin gibi başarılı bir sıralamaya sahip değilim. Sizce orta derecede bir üniversitenin bilgisayar mühendisliğine gitmeli miyim?

Cevap 5:

İngilizce bilmiyor olman bölümü seçmeden önce bir sorun değil, ki ülkemizde pek çok insanın İngilizcesi iyi olmadığı için üniversitelerde hazırlık sınıfları var :). Ancak, mezun olduğunda hala bilmiyor olursan bu kesinlikle bir sorun olacaktır. Bu yüzden öğrenmen şart! İşsizlik ise ülkemizde her alanda önemli bir problem. Ancak, diğer alanlarla karşılaştırıldığında bilgisayar mühendislerinin işsizlikten en az etkilenen meslek grubunda olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tabi ki kendini her zaman geliştirmeye devam etmek, öğrenmeyi bırakmamak ve üniversitede dersleri geçmenin çok daha ötesinde kendini geliştirmeye çabalamak lazım başarılı olmak için.

Soru 6:

Ben bu sene üniversite sınavına girdim ve ortalama bir sıralama diliminin içindeyim. Tercih edebileceğim okullar içinde İngilizce eğitim veren çok az bu yüzden Türkçe eğitim veren okullara da yönelmek zorundayım. Bu noktada kafam karışıyor dışarıdan aldığım İngilizce, bölümü İngilizce bitirmiş bir mühendis ile aynı konumda olmamı sağlayabilir mi ? Bilgisayar mühendisliğini okumaya başladığımda kendimi geliştirmek için neler yapmalıyım ? Üniversitenin mühendislikte çok etkisinin olmadığı önemli olanın kendini geliştirmek olduğu söyleniyor bu doğru mu ?

Cevap 6:

Bilgisayar mühendisi olarak okulun dışında kendini geliştirmek gerçekten de mümkün, hatta gerekli. Bizim alanımız çok hızlı geliştiği ve değiştiği için okullar sadece temel bilgileri ve öğrenme alışkanlıklarını kazanmamızı sağlıyor. Tabi ki bunlar da daha sonra
kendi kendine öğrenirken çok işe yarıyor ama; neticede, sonra kendi kendine öğrenmeye devam etmek gerekiyor. Örneğin; ben 7 yıllık bir mühendis olarak hala hafta sonları online platformlardan eğitimler izliyorum güncel teknolojilere adapte olabilmek adına.

Türkçe konusunda ise ʺüniversitenin dili çok da önemli değilʺ ve ʺ bilgisayar mühendisliği bölümü Türkçe okunmaz!ʺ gibi 2 ayrı uçta görünen cümle söyleyeceğim. Açıklamak gerekirse, derste dinlediğin dil çok önemli değil, hatta dersi daha rahat anlamanı ve derse daha rahat katılmanı sağlayacağı için Türkçe olması iyi bile olabilir. Ancak, kritik bir şart var! Bilgisayar mühendisliğini İngilizce sınırları içinde kullanmak zorundasın. Örneğin; (1) Bütün terimlerin İngilizce´sini bilmek zorundasın. İş hayatında iletişim kurabilmek için dahi Yığın değil Stack, Dizi değil Array demek zorundasın. (2) Google´ı İngilizce
kullanmak zorundasın, öğrenciliğinde dahil! Kelimeleri İngilizcesiyle aratmalı, İngilizce kaynakları takip etmeli, İngilizce forumlarda gezmeli, İngilizce videolar izlemelisin! Yoksa ya yeterli kaynak bulamayacaksın ya da yanlış ve eskimiş bilgiler içinde kaybolacaksın.

Soru 7:

Ben tercih döneminde olan bir üniversite öğrencisi adayıyım ve tercihlerimde kararsızlık yaşıyorum. Öncelikle, bilgisayar mühendisliğinde üniversitenin adı olması önemli mi? Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Bilgisayar Bölümü ve Ankara Üniversitesi Enerji Mühendisliği arasında kaldım. İlgi alanı olarak bir karar veremiyorum iki alanı da seviyorum. Hangisini sıralamada öne yazmalıyım sizce?

Cevap 7:

Üniversitenin adı tüm alanlarda oldukça önemlidir. Nedeni de şu; genellemeler insanları hızlı etiketlememizi sağlar. Nasıl ki şu anda senin aklında da ʺmeslek lisesi mezunuʺ, ʺanadolu lisesi mezunuʺ, ʺfen lisesi mezunuʺ deyince bambaşka tipler canlanıyorsa bu üniversiten için de gerek iş hayatında gerekse özel hayatında geçerli olacaktır. Bunun altında yatan da temelde 3 etken var; (1) eğitim kaliteleri, (2) öğrenci standartları, (3) sosyal çevre (üniversitede sadece temel kodlama dersleri öğrenseydik online eğitim alınabilen bir çok platformdan daha çok şey öğrenebilirdik). Bu nedenle üniversite bir etikettir ve her alanda karşına çıkar.

Gelelim işin diğer bir açısına. Tabi ki istisnalar kaideleri bozmaz ve bilgisayar mühendisliği bu konuda istisnaların kendini kanıtlayabilmesi için en kolay mesleklerden biri. Diğer bir deyişle, bizim sektörde adı olmayan bir üniversiteden de, bilgisayar mühendisliği dışındaki bölümlerden de pek çok iş arkadaşımız çok iyi yerlerde çalışabiliyorlar. Ancak, karşılaştığım garip bir şey söyleyeyim iyi üniversitelerin çalışma alanı kısıtlı bölümlerinden mezun kişilerin daha başarılı olduğunu kolayca görmek mümkün. Bunu sağlamak için okulun verdiğinden çok daha fazlasını boş vakitlerinde yapmak ve fark yarattığını CV´de göstermek gerekiyor. Bu da zor ama imkansız değil.

Enerji Mühendisliği hakkında hiç bir fikrim olmadığı için karşılaştırma yapamayacağım ve hangisinin öne yazılması gerektiği kararını tamamen sana bırakacağım. Ancak, kararını verirken kendine ilk akla gelenlerden çok daha fazla soru sormanı tavsiye ederim.

Örneğin;
– Yurt dışında çalışmak ister miyim? İstersem hangisi ile gitmem daha kolay?
– Küçük bir şehirde/sahil kasabasında yaşamak ister miyim? (Örneğin Bilg. Müh. olarak uzaktan çalışarak bunu dahi yapabilirsin.)
– Kapalı alanda mı çalışmak isterim, nasıl bir çalışma ortamı isterim?…

Neden dersen 5 sene sonra mesleğin senin hayatın olacak. Kendini onunla tanımlayacak, ona göre giyinecek, yaşayacak, ona göre arkadaş çevresi edineceksin. Bunları hesaba katarak bir seçim yapmanı tavsiye ederim…

Soru 8:

Ben bir fen lisesi öğrencisi ve taze bir YKS adayı olarak, bu zorlu yolda hedefimi mühendislik ve özellikle de bilgisayar mühendisliği olarak belirledim. Üniversitelerin bilgisayar mühendisliği öğretim üyeleriyle görüşüp, kodlama ve robotik alanında bazı dersler almama rağmen başarısızlık korkusu her geçen gün gözümde artıyor.

Sizce bir bilgisayar mühendisinin sahip olması gereken özellikler nelerdir? Hangi yeteneklere sahip kişiler bu bölümü tercih etmelidir? Kimler bu alanda başarılı olabilirler?

Cevap 8:

Üniversitelerin sadece puanı o bölüme yettiği için gelen öğrencilerle dolu olduğunu düşünürsek; önceden ne istediğini bilen ve buna karar vererek gelmiş biri olarak bile oldukça şanslısın. Hele bir de şimdiden öğretim üyeleriyle görüşüyor, dersler alıyor ve beni bulup danışıyorsan korkularının yersiz olma potansiyeli çok çok yüksek 🙂

Yine de soruna yanıt vereyim. Bence bir bilgisayar mühendisinin başarılı olmak için sahip olması gereken uzun bir liste var; sorun çözmeyi sevmek (çözememeye uzun süre katlanabilmek), çözüm odaklı olmak, kendi kendini geliştirebilmek (bilginin hazır önüne derste gelmesini değil, araştıra araştıra öğrenmeyi bilmek), vb. diye giden.

Ancak, gördüğüm kadarıyla bunların hepsi üniversitede ve sektörde geliştirilebilir alışkanlıklar. Yalnızca baştan olmazsa olmaz tek özellik; analitik zeka! Matematik dersini ve özellikle problem çözmeyi sevmeyen biri için çekilmez bir bölüm olacaktır. Ezber yeteneği çok yüksek olup, bu bölümde de algoritmaların mantığını anlamak yerine ezberlemeye çalışan öğrenciler için çokça üzülmüşlüğüm vardır. Öte yandan geri kalan her şey için biraz özveri biraz da Google amca yeterli olur 🙂

Soru 9:

Ben 2. sınıf bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. Bir bilgisayar mühendisliği öğrencisinin üniversiteden mezun olduğunda mutlaka bilmesi gereken mesleki bilgiler nelerdir?

Cevap :9

Direkt teknolojileri saymak yerine balık tutmayı öğretmeyi tercih edeceğim bu soruya cevaben. 2 tür platformu araştırmanı tavsiye ederim.

1) İş arama platformları; Linkedin, Glassdoor, Kariyer.net gibi.
Buralarda göreceğin işlerde istenen kriterler tam olarak senin aradığın sorunun yanıtı olacak.

2) Eğitim platformları; Udemy, Linkedin Learning gibi. Buralarda da ʺSoftware Engineeringʺ gibi bir alanda filtreleme yaptığında en çok izlendiğini gördüğün eğitimler en çok ihtiyaç duyulup izlenmiş olanlarıdır ki aslında yine senin soruna yanıt olur.

Ayrıca, Quora, Stack Overflow gibi siteler de fikir verir ama oralarda kaybolma riskin olacağından özellikle bir madde olarak yazmadım.

Üstteki 2 tür platformu takip edersen hem bugün hem de iş hayatında trendleri kaçırmaz ve kendini geliştirmeye devam edebilirsin. Örneğin, 6 yıllık bir mühendis olarak ben de bunu aktif olarak yapmaya devam ediyorum. Hatta geçen hafta Linkedin´den iş ilanlarına bakıp teknolojileri listeledim ve dün akşam da Linkedin Learning´ten onlarla ilgili kursları izliyordum.

Yanıtımın genel olduğunun farkındayım ama seni yönlendirmeye yetecektir. Bunlara baktıktan sonra eğer ʺx ve y alanlarından hangisine yönelmeliyimʺ gibi özel bir sorun olursa da yine yanıtlamaktan keyif duyarım.

Soru 10:

Yazılım Mühendisliği 3.sınıf öğrencisiyim. Geçen yıldan bu yana sürekli staj başvurusu yapıyorum fakat başvurduğum hiçbir yerden olumlu geri dönüş alamadım. Sizce, staj yapacağım yerlere göndereceğim CV’de nelere dikkat etmeliyim? Başvurum incelendiğinde beni diğerlerinden ayıracak özelliklerim neler olmalı?

Cevap 10:

Bir öğrenci için CV´de ilk göze çarpan yerler hangi üniversitede okuduğu ve ortalamasının kaç olduğudur. Hatta pek çok kurumsal firma elemelerini daha somut delillerle yapmak adına belli bir üniversite grubu dışındakileri ve belli bir ortalamanın altında kalanları hiç incelemeden elerler. Peki buralarda dezavantajımız varsa bu nasıl kapatılabilir?

1) Kendini geliştirmek için okul dışında da çabaladığını göstermelisin. Örneğin; Udemy eğitimleri alıp bunları CV´ne de ekleyebilirsin. Mesela Java, Android, Front-end development gibi alanlarda Udemy´den birkaç eğitim tamamlamış ve kod yazmış olmak çok etkili olabilir. Hatta bunlar iş hayatın için de faydalı olur.

Özellikle, yazılımcılar okulda aldıkları eğitimden ötürü backend development´a daha eğilimli olduklarından piyasada ciddi bir frontend developer açığı bulunmakta. Bu konuda kendini gösterirsen pek çok firma ortalamaya veya üniversiteye bakmadan seni staja ve hatta işe almak isteyecektir.

2) Çok büyük olmayan firmalara da staj başvurusu yapmalısın. Kurumsal yerlerde üniversite ve ortalamaya şiddetle bakılmasının altında biraz da tanıdık faktörü yer alır. Yani, seçim yapan kişi CV´nin kalanını beğense dahi, kendisine yarın bir gün ʺHayrola, bu öğrenci tanıdık mı da bu ortalamayla aldın?ʺ denmesin diye kaçınacaktır. Bu nedenle ufak teknokent firmalarını seçebilirsin başvuru için. Bu küçük firmalara da teknokentlerin sitelerindeki firma listelerinden ulaşıp CV´ni mail atabilirsin.

Soru 11:

Bilgisayar Mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. Bölümümüzde üniversitenin önemi de çok diye biliyorum. Bu doğru mu sizce ve kendimi geliştirebilmek için neler yapmalıyım?

Cevap 11:

Öncelikle üniversite hayatının başından itibaren kişisel gelişimine odaklandığın için seni tebrik etmek isterim. Üniversitenin ne kadar önemli olduğu konusundaki sorunun yanıtı da kısmen burada.

Hayatta pek çok konuda geçerli bir kural vardır: Her zaman senin sahip olduğundan daha iyiler ve daha kötüler olacaktır. Aynı durum öğrenciler için de geçerli. Üniversiteden sadece bir diploma almış olarak mezun olabilir, veya üniversite hayatının başından itibaren kendini geliştirmek için doğru adımları atarak oradan geleceğe hazır bir mühendis olarak çıkabilirsin.

Nihayetinde üniversite kendimizi hayata hazırlamamız için gereken altyapıyı sunan bir platformdur. Bu platformdan ne kadar faydalanabileceği kişinin kendisine bağlıdır. Üstelik bunun sadece bir başlangıç olduğunu da unutmamak gerek. Çünkü öğrenme ömür boyu devam eden bir süreç.

Kendini geliştirmek için şimdi ne yapabilirsin?

Yaşam sürecimiz boyunca her şey gittikçe artan bir hızla değişiyor. Bu değişimin tetikleyicisi de teknoloji. Son 50 yıl içinde yaşanan dönüşüme bakmak fikir verebilir, ancak eksik kalır. Çünkü önümüzdeki 50 yılda çok daha fazla değişim olması ve değişimin hızının sürekli artması bekleniyor.

Öyleyse üniversite döneminden şu faydaları sağlamaya çalışmak gerekiyor:

1) Anlayarak öğrenmek – çünkü mevcut bilgi seviyemiz öğrenme kabiliyetimizi etkiliyor:
Bunun anlamı dersi ezberleyip geçmemeli, konuların mantığını çözmeli. Bu şekilde farklı zamanlarda öğrendiklerimizi birbirleri ile ilişkilendirebilir, noktaları daha hızlı birleştirebiliriz. Çünkü bugün öğrendiklerimiz daha sonra öğreneceklerimiz için gerekli olacak.

2) Analitik ve sistematik düşünmeyi öğrenmek: Mühendislik bölümleri bunu başarılı bir şekilde yapıyorlar. Bu konuda bir farkındalık geliştirmek ve konulara analitik ve sistematik bir şekilde yaklaşmayı denemek.

3) Öğrenmeyi öğrenmek: Okulda veya derslerde hazır sunulan bilgilerle yetinmeyip araştırmayı, bilgiye ulaşma yeteneğini geliştirmek. İleride karşına çıkacak yeni konuları da kolaylıkla öğrenebileceğin, sorunları çözebileceğin bir pratik ve özgüven geliştirmek. Mezun olduktan sonra bu gerekecek.

4) Çok yönlü olmak: Varsa seçmeli dersleri tamamen farklı bölümlerden almak. Farklı bölümlerden de arkadaşlar edinmek ve neler öğrendiğinizi, projelerinizi birbirinizle paylaşmak.

5) Her yaz dönemi düzenli olarak farklı bir alanda, farklı bir tür şirkette staj yaparak iş dünyasını, iş ortamlarını ve iş imkanlarını yerinde görmek.

6) Varsa okuldaki kulüplerden ilgi alanına giren bir-ikisinin çalışmalarına katılmak. Kulüpler yeni hobileri hayatımıza sokabildiği gibi, sosyal becerilerin gelişmesine de yardımcı oluyor.

7) Ve en önemlisi İngilizce konusunu mezun olmadan önce mutlaka çözmek: Bilgisayar terminolojisini öğrenmek kadar, günlük dili öğrenmek de aynı derecede önem taşıyor.

Bilgiye ulaşmak için, ya da kendini yazılı veya sözlü olarak İngilizce ifade etmen gerektiğinde, bu konunun önünde bir engel olmaması önemli. Mezuniyeti takiben kapılarını sizlere açacak şirketler de, İngilizce bilenler ve bilmeyenler için farklı olacaktır.

Bunun için önerim mevcut seviyene göre gerekiyorsa önce okulunu aksatmayacak şekilde düzenli olarak bir kursa gitmen. Sonra kurs aşamasını hızlıca geçip İngilizceyi günlük hayatına sokabilmek gerekiyor. Bu aşamaya gelene kadar ara vermemek önemli. Çünkü her ara verdiğinde verdiğin emeğin bir kısmı ziyan olur, başa sararsın.

İngilizceyi günlük hayatına sokabildiğin zaman iş çok daha kolay. Okuyacağın her iki kitaptan biri İngilizce olabilir, İngilizce olarak çekilmiş filmleri orijinal dilinde izleyebilirsin. Bu ve benzeri yollarla hayatın akışındaki aktivitelerden bazılarında doğal olarak pratik yapabilirsin.

Son olarak üniversite yıllarından itibaren kültürel aktivitelerin de çok önemli olduğunu unutmamak gerektiğini düşünüyorum. Tiyatro, sinema ve konserler hem arkadaşlarla paylaşılabilen, hem de farkında olmadan bizi geliştiren aktiviteler. Bunları da kaçırma derim!

Android SharedPreferences Kullanımı

Android’te 5 farklı veri saklama yolu vardır. Bunlardan biri Shared Preferences’tir.

Öncelikle buna neden ihtiyaç duyduğumuzu açıklayalım.

Biliyorsunuz ki bazen uygulamalarımızda verileri saklamak isteriz fakat bu verileri değişkenlerde saklayamayız çünkü uygulamayı kapattığımız anda o verilerde silinmekte. Tabii ki akıllara hemen ikinci seçenek olan veritabanı oluşturup verileri orada tutmak geliyor.

Sqlite ile bir veri tabanı oluşturmak. Ancak bu yöntem küçük verilerin saklanması için oldukça zahmetlidir.

Küçük verilerin saklanması için bir veri tabanı ne kadar uygun değilse büyük verilerin saklanması için de SharedPreferences kullanmak o kadar uygun değildir.Shared preferences ile önemli verileri saklamamalısınız. Bunun yerine önemi fazla olmayan verileri saklamanız uygulamanın sağlığı açısından çok daha iyi olacaktır.

İşte böyle durumlarda Key-value mantığı ile çalışan Shared Preferences imdadımıza yetişir ve bize pratiklik kazandırır. Genelde programların ayarlar bölümündeki veriler ve seçenekler bu yol ile kaydedilmektedir.

Nedir bu SharedPreferences?

Sharedpreferences üstte anlattığım durumundan bizi kurtarmak için tasarlanmış bir Sınıf. Bu sınıf bize çeşitli kullanıcı ayarlarını veya en yüksek skor vb  değerleri saklamakullanma ya da gerektiğinde değiştirebilme gibi imkanlar sağlıyor. Üstelik programı kapatsak bile sakladığımız veriler kaybolmuyor.

SharedPreferences HashMap yani key-value ( anahtar-değer) şeklinde çalışan bir yapısı vardır. Çalışma şekli verileri bir xml dosyası içine kaydeder ve biz bir değer istediğimiz zaman bu xml dosyasından okuyarak bize getirir.

Peki Bu Veriler Nerede ve Nasıl Saklanıyor?

SharedPreferences ile oluşturduğumuz veriler kullandığımız android cihazımızda xml dosyası olarak depolanmakta. Uzantısı tam olarak şöyle, bu yazıda biz Ayarlar olarak tanımladığımız için Ayarlar olarak saklanıyor.:

/data/data/PAKET_ADI/shared_prefs/Ayarlar.xml

SharedPreferences’in içinde String, Int, Boolean, Float, Long tipinde değerler depolanabilir. Uygulama kapansa dahi kaydedilen bu değerler silinmez veya kaybolmaz.

SharedPreference uygulamaya özeldir. Yani izin verilmediği sürece diğer uygulamalar bu içeriğe ulaşamaz.

Kodlamaya geçmeden önce metotlarımızı tanıyalım

setSharedPreference metodu ile istediğimiz veriyi gönderdiğimiz parametreler ile saklayabiliriz.

getSharedPreference daha önce kaydedilen bir veriyi kullanmak istediğimiz zaman kullanırız.

clearSharedPreference metodu ile kaydedilen verilerin temizleme işlemi yapılır.

removeSharedPreference gönderdiğimiz key ile kaydedilen bir verinin kaldırılma işlemi yapılır.

putString String bir veri saklamak için kullanılır. Saklanacak verinin tipine göre değişir.

Yavaş yavaş başlayalım;

Projeye Dahil Etme

import android.content.SharedPreferences;

SharedPreferences Nesnesini Oluşturma

Kütüphanemizi import ettikten sonra bir adet nesne oluşturuyoruz:

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences("Ayarlar", Context.MODE_PRIVATE);

ayarlar_1 isminde bir nesne oluşturduk. İlk parametrede  verilerin cihazımızda hangi isimle tutulacağını yazıyoruz. Mesela ben Ayarlar kullandık. İkinci değer’e ise Context.MODE_PRIVATE yazıyoruz, bunu yazmamızın sebebi dışarıdan erişilmesini engellemek ve güvenli hale getirmek.

Burada şuna karar vermemiz gerekiyor. Sakladığımız bilgilere sadece bulunduğumuz activity’den mi yoksa uygulamamızdaki herhangi bir aktivity’den mi ulaşağız.

Eğer sadece verilerin kaydedildiği activity’den ulaşacaksak;

SharedPreferences ayarSP= context.getPreferences(context.getPackageName(), Context.MODE_PRIVATE);
SharedPreferences ayarSP= this.getPrefer
ences(Context.MODE_PRIVATE);

Bilgilere uygulamamızdaki herhangi bir activity’den ulaşacaksak;

SharedPreferences ayarSP= context.getSharedPreferences(context.getPackageName(), Context.MODE_PRIVATE);
SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);

kodlarını kullanarak izin alıyoruz.

Yani getPreferences yerine getSharedPreferences kullanıyoruz ve her bir tercihimize ad konulmuş olmalı.

Kayıt Okumak

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);
String adiString = sharedPref.getString("adi","Kayıt Yok");
int noInt = sharedPref.getInt("numara",0);
Boolean kabulBoolean= sharedPref.getBoolean("kabulmu",false);

En üstte oluşturduğumuz ayarlar nesnesini kullanarak ulaşmak istediğiniz değişkenin türünü seçip(getInt), birinci parametreye sakladığımız key’in adını, ikinci parametreye ise eğer öyle bir key yoksa geriye döndüreceği default değeri yazıyoruz.

Kayıt Eklemek

Oluşturduğumuz preference’e bir veri eklemek istiyoruz. Örnek vermek gerekirse numara isminde bir key oluşturup ona bir değer yazmak istiyoruz. Bunun için ilk önce SharedPreferences.Editor kullanmamız gerekiyor, editor’u oluşturalım:

  SharedPreferences.Editor editor = ayarSP.edit(); 

editor oluşturduktan sonra artık ayarSP isimli SharedPreference‘mize veri ekleyebilir/değişebilir/silebiliriz. Şimdi numara key’i oluşturup bir değer girelim 

int girilenNumara= 200;
editor.putInt("numara", girilenNumara);

Gördüğünüz üzere editor nesnesini kullanarak putInt ile birlikte numara key‘ine değerimizi eklemiş olduk. Tabi siz dilerseniz putInt yerine ihtiyacınız olan başka birşey de kullanabilirsiniz. Boolean değer tutacaksanız putBooleanString tutacaksanız putString kullanabilirsiniz. Son olarak yaptığımız bu değeri kaydetmek kaldı. Bunun için de yazdığımız kodun altına şunu ekliyoruz:

editor.commit();

kodları toparlarsak, değer okuma işlemi;

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);
  SharedPreferences.Editor editor = ayarSP.edit(); 
  int girilenNumara= 200;
  String adi= "nurullah";
  Boolean onay= true;
  editor.putInt("numara",girilenNumara); //int değer ekleniyor
  editor.putString("adi",adi); //string değer ekleniyor
  editor.putBoolean("kabulmu",onay); //boolean değer ekleniyor
  editor.commit(); //Kayıt

veya

SharedPreferences sharedPreferences;
sharedPreferences=this.getSharedPreferences("Ayarlar", Context.MODE_PRIVATE);
String adiEkle= editText.getText().toString();
sharedPreferences.edit().putString("adi",adiEkle).apply();

Kayıt Silme (Tamamını Silme)

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);
//SharedPreferences ayarSP= context.getSharedPreferences(Ayarlar,Context.MODE_PRIVATE);
        SharedPreferences.Editor editor=settings.edit();
        editor.clear();
        editor.commit();

Kayıt Değiştirme

Diyelim numara kısmını değiştirmek istiyoruz. Bunun için üstte yazdığımız gibi SharedPreference.Editor kullanmamız gerekiyor, tabi editor nesnesin çalışabilmesi için SharedPreference nesnesini de oluşturmayı unutmayın:

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);
SharedPreferences.Editor editor=settings.edit();

editor isminde bir Editor nesnesi oluşturduk. Artık ayarlar Preferences’in deki değişkenleri istediğimiz gibi değiştirebiliriz.

int girilenNumara= 234;
editor.putInt("numara", girilenNumara);

Gördüğünüz üzere daha önce veri girdiğimiz numara key’ini putInt diyip key ismini ve değişecek değeri yazdık. Böylece önceki değeri güncellemiş olduk. Tabi güncellemenin kaydedilmesi için commit etmemiz gerekiyor.

editor.commit();

commit() fonksiyonu ile verilerimizi başarılı bir şekilde değiştirmiş oluyoruz.

Kayıt Silme (Seçilen Kayıtları Silme)

Diyelim artık oluşturduğumuz numara isimli key‘e ihtiyacımız yok ve silmek istiyoruz. Bunun için SharedPreference nesnesi ve editor nesnesi gerekiyor. Bu nesnelerin üstte nasıl oluşturulduğu yazıyor. Silmek için editor’ü kullanıp remove fonksiyonu’na hangi isimli key’i sileceğimizi yazıp commit‘liyoruz.

SharedPreferences ayarSP= getSharedPreferences(Ayarlar,MODE_PRIVATE);
SharedPreferences.Editor editor=settings.edit();
editor.remove("numara");
editor.commit();

veya

sharedPreferences.edit().remove("numara").apply();

Aşağıda SharedPreferences ile ilgili bi kaç tablo verdikten soran kodlamaya geçelim.

ParametreAçıklama
MODE_PRIVATEVerilerin tutulduğu dosyaya sadece uygulamamız erişebilir.
MODE_WORLD_READABLE Verilerin tutulduğu dosyayı cihazdaki tüm uygulamalar okuyabilir.
MODE_WORLD_WRITEABLE Verilerin tutulduğu dosyayı cihazdaki tüm uygulamalar okuyabilir ve yazabilir.
MODE_APPENDeni kaydedilen verileri mevcut verilen üzerine yazar.
MODE_ENABLE_WRITE_AHEAD_LOGGINGVeritabanı açık bayrağı. Veritabanına yazmayı, logine esnasında mümkün kılar.
MODE_MULTI_PROCESS SharedPreferences objesi yüklenmiş olmasına rağmen tercihlerdeki değişiklikleri kontrol eden metottur

MetotlarAçıklama
SharedPreferences.contains()Girilen isimde bir preference içerip içermediğini kontrol eder
SharedPreferences.edit()Editör’ü çağırarak preference üzerinde istediğimiz değişiklikleri gerçekleştiririz
SharedPreferences.getAll()Preference’daki tüm verilere (anahtar/değer) ulaşırız.
SharedPreferences.getBoolean()Tercih dosyasındaki boolean tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise döndürülecek değer.
SharedPreferences.getFloat()Tercih dosyasındaki float tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise döndürülecek değer.
SharedPreferences.getInt()Tercih dosyasındaki int tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise döndürülecek değer.
SharedPreferences.getLong()Tercih dosyasındaki long tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise döndürülecek değer.
SharedPreferences.getString()Tercih dosyasındaki string tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise döndürülecek değer.
SharedPreferences.getStringSet()Tercih dosyasındaki Set<string> tipi değerleri getirir. İki parametre alır. İlk parametre Strink key değeri yani istediğimiz değerin anahtarını, ikinci parametrede ise default olarak döndürülecek değer.

KomutAçıklama
SharedPreferences.Editor.clear()Tüm tercihleri kaldırır.
SharedPreferences.Editor.remove()Belirli tercihleri kaldırır.
SharedPreferences.Editor.putBoolean()Boolean veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.putFloat()Float veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.putInt()int veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.putLong()Long veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.putString()String veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.putStringSet()Set<String> veri tipli bir tercih oluşturur. İki parametre alır. İlk parametremiz adlandırılan String değerli tercihimiz, ikincisi default değerimiz.
SharedPreferences.Editor.commit()Tüm değişikliklerimizi işler.
SharedPreferences.Editor.apply()Commit() metodu gibi işleve sahiptir ancak apply metodu yazma işlemi yapana kadar beklemez ve akış yoluna devam eder ve boolean değer döndürmez

Şimdi programlamaya geçersek;

Aşağıda anlatılanlara ilişkin örnek mevcuttur, bu örneğin kodlarını

BURADAN github bağlantısından indirebilirsiniz.

activity_sharedpreferences_deneme.xml
<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<androidx.constraintlayout.widget.ConstraintLayout xmlns:android="http://schemas.android.com/apk/res/android"
    xmlns:app="http://schemas.android.com/apk/res-auto"
    xmlns:tools="http://schemas.android.com/tools"
    android:layout_width="match_parent"
    android:layout_height="match_parent"
    tools:context=".SharedPreferencesDeneme">

    <LinearLayout
        android:id="@+id/layoutA"
        android:layout_width="0dp"
        android:layout_height="0dp"
        android:layout_marginTop="50dp"
        android:gravity="center"
        android:orientation="vertical"
        app:layout_constraintBottom_toBottomOf="parent"
        app:layout_constraintEnd_toEndOf="parent"
        app:layout_constraintStart_toStartOf="parent"
        app:layout_constraintTop_toTopOf="parent">

        <EditText
            android:id="@+id/editTextad"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:hint="isim gir" />

        <EditText
            android:id="@+id/editTextyas"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:hint="Yaş gir" />

        <CheckBox
            android:id="@+id/CheckBoxonay"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:checked="false"
            android:text="Onaylıyor musunuz?" />

        <Button
            android:id="@+id/button_Kaydet"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:text="Kaydet" />

        <Button
            android:id="@+id/button_oku"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:text="Oku" />

        <Button
            android:id="@+id/button_tamamini_sil"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:text="Tamamını Sil" />

        <Button
            android:id="@+id/button_secileni_sil"
            android:layout_width="match_parent"
            android:layout_height="wrap_content"
            android:text="Sadece İsimi SİL" />

    </LinearLayout>

</androidx.constraintlayout.widget.ConstraintLayout>
SharedPreferencesDeneme.class
package com.mobilprogramlar.sharedpreferenceskullanm;
import androidx.appcompat.app.AppCompatActivity;
import android.content.SharedPreferences;
import android.os.Bundle;
import android.view.View;
import android.widget.Button;
import android.widget.CheckBox;
import android.widget.EditText;
import android.widget.Toast;

/*
www.ossmatematik.com
www.mobilprogramlar.com
https://github.com/netmatematiknet/SharedpreferencesKullanimi.git
*/

public class SharedPreferencesDeneme extends AppCompatActivity {
    int yas2;
    String ad2;
    Boolean onay2;
    @Override
    protected void onCreate(Bundle savedInstanceState) {
        super.onCreate(savedInstanceState);
        setContentView(R.layout.activity_sharedpreferences_deneme);

        final SharedPreferences sharedPrefNT = getSharedPreferences("Ayarlar", MODE_PRIVATE);

        final EditText adEditText = findViewById(R.id.editTextad);
        final EditText yasEditText = findViewById(R.id.editTextyas);
        final CheckBox onayCheckBox = findViewById(R.id.CheckBoxonay);
        final Button kaydetBtn = findViewById(R.id.button_Kaydet);
        final Button okuBtn = findViewById(R.id.button_oku);
        final Button silTamaminiBtn = findViewById(R.id.button_tamamini_sil);
        final Button silSecileniBtn = findViewById(R.id.button_secileni_sil);

        kaydetBtn.setOnClickListener(new View.OnClickListener() {
            @Override
            public void onClick(View view) {
                String ad = adEditText.getText().toString();
                String yas = yasEditText.getText().toString();

                if (!ad.matches("")){
                    sharedPrefNT.edit().putString("isim", ad).apply();
                    //veya
                    //SharedPreferences.Editor editor = sharedPrefNT.edit();
                    //editor.putString("isim",ad);
                    //editor.apply();
                }
                if (!yas.matches("")){
                    int yas1 = Integer.parseInt(yas);
                    sharedPrefNT.edit().putInt("yas", yas1).apply();
                }
                if(onayCheckBox.isChecked()) {
                    boolean onay=true;
                    sharedPrefNT.edit().putBoolean("Onaylama", onay).apply();
                }else{
                    boolean onay=false;
                    sharedPrefNT.edit().putBoolean("Onaylama", onay).apply();
                }


            }
        });
        okuBtn.setOnClickListener(new View.OnClickListener() {
            @Override
            public void onClick(View view) {
                ad2 = sharedPrefNT.getString("isim",null);
                yas2 = sharedPrefNT.getInt("yas",0);
                onay2 = sharedPrefNT.getBoolean("Onaylama",false);
                Toast.makeText(getApplicationContext(),"isim:"+ad2+" yas:"+yas2+" Onaylama:"+onay2,Toast.LENGTH_SHORT).show();
            }
        });
        silTamaminiBtn.setOnClickListener(new View.OnClickListener() {
            @Override
            public void onClick(View view) {
                sharedPrefNT.edit().clear().apply();
                //veya
                //SharedPreferences.Editor editor=sharedPrefNT.edit();
                //editor.clear().apply();
                Toast.makeText(getApplicationContext(),"Tüm Kayıtlar SİLİNDİ",Toast.LENGTH_SHORT).show();
            }
        });
        silSecileniBtn.setOnClickListener(new View.OnClickListener() {
            @Override
            public void onClick(View view) {
                sharedPrefNT.edit().remove("isim").apply();
                //veya
                //SharedPreferences.Editor editor=sharedPrefNT.edit();
                //editor.remove("isim").apply();
                Toast.makeText(getApplicationContext(),"Sadece İsim SİLİNDİ",Toast.LENGTH_SHORT).show();
            }
        });

    }
}

SharedPreferences’i de global alanda tanımlıyoruz. Bunları global alanda tanımlamamızın nedeni, sadece onCreate metodu içerisinde değil, buton nesnesinin onClick olayında da kullanacak olmamızdan kaynaklanıyor.

Ve sharedPreferences ile “isim” anahtar kelimesine kaydettiğimiz veriyi ad adında oluşturmuş olduğumuz string değişken içerisine çekiyoruz. Aldığı paramatrelerden 1.si anahtar kelime, 2.si ise eğer “isim” anahtar kelimesinin içerisi boşsa, yerine yazılacak default ifade anlamına gelmektedir. Ben eğer “isim” anahtar kelimesinin içerisi boşsa, default değer almasını istemiyorum. Null(boş) olmasını istiyorum.

Online Gerekli Siteler

Website ve Android Studio’da projeler geliştirirken yararlandığım siteler

Online Resim Düzenleme Siteleri

https://tinyjpg.com/

Resim sıkıştırma işlemi yapabileceğiniz online bir site. Sıkıştırma işlemleri için aynı anda 20 dosyaya kadar izin veriyor.

https://www.iloveimg.com/

Resim düzenleme kırpma sıkıştırma vb. bir sürü işlemi yapabileceğiniz online bir site. Sıkıştırma işlemleri için aynı anda 15 dosyaya kadar izin veriyor.

Ücretsiz Fotoğraf Siteleri

İkon Siteleri

Online Pdf Siteleri

Uygulama Tasarımları

Sunum, uygulama gibi prototip tasarımlarınızı aşağıdaki adreslerden kolayca yapabilirsiniz.

Tasarımla Uğraşanlar için Güzide Bloglar

Tasarım konuları hakkında gündemi takip etmek ve yeni fikirler edinmek istiyorsanız aşağıdak adresler tam size göre.

Renk Uyumu Yakalamak İsteyenler İçin Web Siteleri

Renk uyumu yakalamak ve renk paletleri oluşturmak için aşağıdaki web adreslerinden faydalanabilirsiniz.

Tasarım İçin İlham Kaynakları

Tasarım alanında uğraşıyorsanız size ilham verecek platformlar aşağıdaki gibidir.

Ücretsiz Stok Fotoğraf Kaynakları

Tasarım ve Geliştiriciler için Icon Kaynakları

Tıp Bölümü Nedir? Tıp Fakültesi Bölümü Hakkında Aklınıza Takılan Herşey

Tıp Bölümü Tanıtımı:

İnsanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak hekimleri yetiştirme ile ilgili eğitim ve araştırma yapılır. Tıp fakültesi diploması alan bir kimse pratisyen hekim ünvanını taşır. Bir pratisyen hekim, uzmanlık sınavında başarılı olduğu taktirde aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir.

En yaygın biçimde doktor yetiştirmek için var olan tıp fakülteleri insan sağlığı ile ilgili her alanda çalışma yapmak için kurulmuş fakültelerdir. Tıp bölümü insanların hastalıklarını gidermek, bu hastalıklara kalıcı çözümler üretmek, kabaca insanların sağlıklı bir biçimde hayatta kalmalarını sağlamak amacıyla doktor yetiştirmek ve bu alanlarda incelemeler, araştırmalar yapmak amacıyla faaliyet gösteren programlardır.

Programın Amacı: 

 Tıp programının amacı, insanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personelini (hekimleri) yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: 

Tıp programında eğitim süresi 6 yıldır. Bu fakültelerde öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır. Tıp doktorluğu düzeyi üç kademeden oluşur:

(1) Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesi, öğretimin ilk iki yılını kapsar. Bu dönemde biyoloji, fizik, kimya dersleri ile anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji vb. temel tıp dersleri verilir.

(2) Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesi, öğretimin 3., 4. ve 5. sınıflarını kapsamakta ve bazı temel tıp bilimleri dersleri ile klinik, poliklinik gibi uygulama alanları ve gerekli laboratuvar çalışmalarını içermektedir. Bu alandaki ders içerikleri de ağırlıklı olarak pratiğe, laboratuvar ortamı ve klinik ortamında uygulamalı eğitime dayanmaktadır. Bu klinik eğitimi tıp alanının alt dallarında verilmektedir. Bir nevi öğrenilen teorik bilginin pratikte uygulanması ile ilgili olarak temel tıp alanında derslerden oluşuyor denebilir.

(3) Öğretimin 6. yılını kapsayan Aile Hekimliği Kademesi, klinik ve poliklinik uygulamalarını içermektedir. Bu dönem intörnlük dönemi olarak adlandırılan ve bir önceki yıllarda staj biçiminde alınan eğitimin daha detaylı bir biçimde uygulanmasını öngörme amacıyla eğitim görülen dönemdir. Temel Tıp Bilimleri Lisans Eğitimi ise, Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlardan dileyenlerin devam edebilecekleri 2 yıllık bir eğitimdir. Bu dönemde, botanik, zooloji, anatomi, biyokimya, biyofizik, mikrobiyoloji vb. dersler okutulmaktadır.

6 yıllık bu eğitim tamamlandığında yüksek lisansa denk diploma sahibi olunmaktadır.

Gereken Nitelikler: 

Tıp fakültelerinde okuyacak bireylerin standartların üzerinde bir çalışma disiplinine sahip olması gerektiği oldukça aşikar. Bununla beraber tıp eğitimi alacak bireyler özverili çalışmanın yanında yaptığı mesleğin insan hayatı ile ilişkisi düşünülürse insanlara değer veren, insanlar için mücadele eden bireyler olmalıdır. İleride yöneleceğiniz alana göre değişiklik gösterecek olsa da tıp eğitimi alacak ve bu alanda çalışacak bireyler soğukkanlı, pratik karar verme yetisine sahip olabilen, analitik düşünebilen, sayısal donanımı güçlü ve sayısal alanda temeli olan, yorucu eğitimi olan tıp bölümünün ve mesleğinin ağır şartlarına dayanıklılık gösteren kişiler olmalıdır. Ayrıca operasyona dayalı alanlarda uzmanlaşacak kişilerin konsantrasyonunun, el-göz koordinasyonunun ve el becerilerinin sağlam olması gerektiğini de söyleyebiliriz.

Tıp programında aşağıdaki diplomalar verilir.

Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara üniversiteden ayrıldıkları takdirde “Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması” verilir.

Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans ve Temel Tıp Bilimleri Lisans eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması” verilir.

Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması: Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara “Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması” verilir.

Tıp Doktorluğu Diploması: Tıp Doktorluğu için öngörülen Temel Tıp Bilimleri Önlisans, Klinik Bilimleri Yüksek Lisans ve onları takip eden Aile Hekimliği kademelerini başarı ile tamamlayanlara “Tıp Doktorluğu Diploması” verilir. Tıp eğitimini bitiren bir kimsenin hekimlik yapabilmesi için Tabipler Odasına kaydını yaptırması zorunludur. Tabipler Odası yasası gereğince her 100 hekimin bulunduğu yerde bir tabipler odası açılır. Oda, hekimlerin çalışmalarını meslek yasasına uygunluğu yönünden denetler, onların haklarını korur. Doktorun çalışma koşulları genellikle ağırdır. Resmi bir sağlık kuruluşuna bağlı hekimlerin gündüz çalışmalarına ek olarak gece ve hafta sonu nöbetleri vardır. Ülkemizde hekim sayısı az olduğundan bir hekime düşen hasta sayısı da çok fazla olmaktadır. Muayenehanesi de olan hekimler günün her saatinde dolu demektir. Geceleri hastaya çağrılan doktor, mesleki sorumluluğu gereği gitmek zorundadır. Tıp doktorluğu diploması alan bir kimse “Pratisyen Doktor” ünvanını taşır. Tıp doktoru olan kimse, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, TUS’ta başarılı olduğu takdirde, aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir.

– Koruyucu Hekimlik Uzmanlık Dalları: – Halk Sağlığı Epidemiyoloji İşci Sağlığı ve Güvenliği
– Okul Hekimliği Askeri Sağlık Hizmetleri Hekimliği
– Spor Hekimliği
– Hava ve Uzay Hekimliği
– Deniz Hekimliği
– Hijyen ve Koruyucu Hekimlik
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
– Aile Hekimliği

II- İyileştirici Hekimlik (Klinik) Uzmanlık Alanları: 
– İç Hastalıkları,
– Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz,
– Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji,
– Ruh Sağlığı ve Hastalıkları,
– Deri ve Zührevi Hastalıklar,
– Nöroloji (Sinir Sistemi Hastalıklar),
– Genel Cerrahi,
– Çocuk Cerrahisi,
– Ortopedi ve Travmatoloji (İskelet Sistemi Hastalıkları),
– Anesteziyoloji ve Reanimasyon,
– Kadın Hastalıkları ve Doğum,
– Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları,
– Göz Hastalıkları,
– Üroloji (Boşaltım Sistemi Hastalıkları),
– Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon,
– Hidroklimatoloji,
– Radyoloji,
– Göğüs Cerrahisi,
– Kalp ve Damar Cerrahisi,
– Beyin ve Sinir Cerrahisi,
– Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

III- Laboratuvar Uzmanlık Alanları: – Biyokimya ve Klinik Biyokimya,
– Patolojik Anatomi, Tıbbi Farmakoloji,
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji.

IV- Akademik Uzmanlık Dalları: – Adli Tıp,
– Anatomi,
– Fizyoloji,
– Fizyopatoloji,
– Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji,
– Tıp Tarihi ve Deontoloji,
– Tıbbi Genetik,
– Nükleer Tıp

. İster uzman ister pratisyen olsun bir doktorun en önemli görevi toplumu ve kişileri her türlü hastalıktan korumak, bütün çabalara karşın sağlığı bozulan kimseleri tedavi etmektir.

TIP FAKÜLTESİ İŞ OLANAKLARI VE İŞ ALANLARI NELERDİR? TIP BÖLÜMÜ MEZUNLARI HANGİ UNVANI ALIR? TIP MEZUNLARI NE İŞ YAPAR?

Ülkemizin sağlık personeline, özellikle hekime ihtiyacı gittikçe artmaktadır. Hekim ve sağlık personeli sayısının yetersiz olması ve yurt düzeyinde dengesiz dağılımı yüzünden sağlık hizmetlerinde istenen gelişme sağlanamamaktadır. Ülkemizde her alanda yetişmiş hekime, özellikle pratisyen hekime büyük ihtiyaç vardır. ekimlerin %70’i uzman hekim olup ülkenin gelişmiş bölgelerinde toplandıkları göz önüne alınırsa az gelişmiş bölgelerde hekime olan gereksinme daha iyi anlaşılabilir.

Tıp bölümünün çalışma sahası sağlık bilimleri alanıdır ve bölümü bitiren bireyler hekim unvanını almaktadırlar. Tabi ki eğitimi tamamladıktan sonra pratisyen hekim olarak görev yapmaya başlayabilecek olsa da devam eden süreçte çalışma alanı belirlemek adına farklı alanlarda bulunmaktadır. Bunlar yine sağlık bilimine bağlı ve temelinde doktorluk-hekimlik unvanı bulunsa da kariyer yapma biçimleri farklıdır. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı-Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile uzmanlığa hak kazanarak belirtilen asistanlık döneminden sonra uzman doktor olarak görev yapabilirsiniz. Bu süreçleri tamamlamanız halinde özel hastanelerde çalışabilir ve kendi muayenehanenizi açabilirsiniz. Tıbbi araştırma alanına da yönelmeniz mümkün. Ayrıca her lisans mezununun yönelebileceği akademik çalışmalar yapmak ve akademik personel olmak da tercihlerden birisi olabilir.

TIP FAKÜLTESİ TERCİH ETMEK

Tıp fakültesinde okumanın ve yapacağınız işin önemini belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık yirmi yıl öncelerine kadar bölüm tercihleri sınavdan önce yapılmaktaydı. Bu daha sağlıklı bir tercih biçimiydi diyemeyiz fakat daha az puan almayı beklerken daha fazla aldım o zaman meslek garantisi olduğu için tıp tercih edeyim gibi bir anlayışı bir parça da olsa engelleme olasılığı vardı. Bugün insanlar başka bir bölümü tercih etmeyi düşünürken ya daha yüksek puan aldıklarından ya da ailelerinin baskı ve isteklerinden dolayı tıp fakültesi tercih edebiliyorlar. Tıp bu tarz durumlar içinde tercih edilmemeli, gerçekten bu alanda çalışmayı düşünüyorsanız bu bölümü tercih etmenizde yarar var.

TIP FAKÜLTESİNİ NEDEN OKUMAK İSTEDİĞİNİZİ SORGULAYIN

Doktor olmak birçok kişinin çocukluk hayalidir. Bu hayal farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Görece yetişkin olup tıp fakültesi tercih etmek isteyen bir bireyin bunu neden istediğini sorgulaması ve gerçekten okumayı istediğinden emin olması bizim en büyük arzumuz. Bazı bölümler için dile getirdiğimiz bu bölüm bireysel çıkar elde etmek için okunmaz anlayışı tıp için tümüyle geçerli. Tıp, insan hayatıyla doğrudan ilgili bir alan. Doktorluk oldukça değerli bir meslek fakat hakkını yerine getirerek yapmak şartıyla. Tıp okuyacaksanız kendinize insanlar için ne yapabilirim sorusunu sürekli sormayı alışkanlık haline getirmenizi önermek zorundayız. Tıp, iş garantisi var, cerrah olursam çok zengin olurum, insanlar bana saygı gösterir, tıp ülkede önem gören bir bölüm, mühendis veya arkeolog olmak istiyordum ama puanım yetiyor bu yüzden tıp okuyayım anlayışları ile okunmamalı. İnsanlara sağlığını kazandırmak veya onları hayatta tutmak gibi bir amacı olan mesleğin eğitimini bu niyetlerle almamalısınız. Eğer siz önceliğinizi değerli ve kutsal olanlar üzerine kurar ve bunun için gerçekten sıkı bir biçimde çalışırsanız diğer beklentileriniz, arzularınız, hayalleriniz kendiliğinden gerçekleşir.

TIP BÖLÜMÜNÜN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Bir bölümün avantajı ne yazık ki meslek sahibi olmakla, kesin iş bulmakla eşdeğer tutulduğu için tıp okuduğunuzda işsiz kalma olasılığınız; ülkemizdeki sağlık elemanına duyulan ihtiyaç göz önünde bulundurulursa neredeyse sıfır. Tek amacınız olmaması gerektiğini vurgulasak da maddi açıdan ve saygı görme noktasında manevi açılardan tatmin edici olacağını da vurgulamamız gerekir. Eğer severek ve isteyerek okunursa oldukça ilgi çekici, değerli olması ve geniş bir inceleme, çalışma alanının bulunması da avantaj diyebiliriz.

Bölümün dezavantajlarından en önemlisi hem kazanmanın hem okumanın aşırı çaba gerektirmesi ve Türkiye’de eğitimi alınan neredeyse tüm lisans programlarından zor olmasıdır diyebiliriz. Bölümü daha okumaya başladığınızda yorucu bir tempo sizi bekliyor ve uzun yıllar boyunca aynı yorucu tempo hayatınızın bir parçası olarak hayatınızın içinde duracaktır. Diğer bir dezavantaj eğer daha iyi bir kariyer yapmak istiyorsanız oldukça zor bir dil sınavının ve TUS’un sizi bekliyor olduğu gerçeği. Bununla beraber aynı noktadaki dezavantaj ülkede sağlık alanında yaşanabilecek ekonomik sıkıntıların yansıması olarak uzman olmanın oldukça zor hale gelmesi. Pratisyen olarak kalırsanız da zorunlu hizmet gerçeği bir yüke dönüşebilir. Başka bir yandan meslek hayatınızda karşılaşabileceğiniz hastaların zaman zaman anlayışsız davranabilecek olması bir dezavantaj olarak sayılabilir. Komşuların ve akrabaların şuramda bir ağrı var neden olabilir, hadi doktor ol da bizi iyileştir gibi cümleleri de küçük de olsa bu bölümün rahatsız edici yanlarından biri diyebiliriz. Bunlara ek olarak yasal hakların sürekli değişiyor olması da bu bölümü bitirdiğiniz zaman karşınıza çıkacak zorluklardan biridir demek durumundayız.

TIP FAKÜLTESİ TERCİH EDERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER NELERDİR?

Yukarıda belirtilenler dışında bu bölümü tercih ederken dikkat etmeniz gereken hususlardan biri pratik eğitim alanının daha geniş ve altyapısının daha iyi olduğunu düşündüğünüz üniversiteleri tercih etmeye çalışmak olabilir. Hiçbir tıp bölümünde sadece kuru kuru akademik eğitim vermeyecek olsalar da bazı üniversitelerin pratik eğitiminin daha iyi olması sebebiyle tercih ederken buna dikkat etmelisiniz. Tercih ederken okullardaki Profesörleri ve o okuldan mezun olan kişileri de incelemeye çalışın. Tıp bölümünde kimden öğreti aldığınız ve öğreti alacağınız hocaların öğrencisi olmuş kişilerin ne düşündüğü de önemli bir konu. 

Bölümü İngilizce okumak size puan kazandırabilir ama illa İngilizce olsun diye de bir öneri de sunmuyoruz. Sonuçta tıp fakültesi kendi lügatına sahip. İngilizce gireceğiniz dil sınavında, sınavlarında, pratik sahibi olduğunuz için bir avantaja dönüşebilir. 

Bu bölümü tercih etmeden önce bölümden mezun olmuş insanlarla kesinlikle görüşmeye çalışıp onlardan fikirler alarak hem okuma anlamında hem de meslek edindikten sonraki süreçte kendiniz için uygun olup olmadığından emin olmaya çalışın. Bunlarla beraber olanağınız var ise tıp bölümlerinin derslerine giderek bunun size keyif verip vermediğini anlayabilirsiniz. Sadece puanınız yetiyor diye bu bölümü lütfen tercih etmeyin.

Maddi anlamda dikkat etmeniz gereken şeyler arasında da okulun kütüphane, teknoloji, kampüs, okul toplulukları gibi okulun tüm maddi imkanlarını sayabiliriz. Okulu tercih etmeden gidip görmek zorunda olduğunuzu unutmayın, çünkü 6 yılınız orada geçecek ve bu oldukça önemli bir süre. Okulun kütüphanesi ve teknolojik yeterliliğini de mutlaka incelemelisiniz çünkü bu sizin öğreniminize direkt katkı sağlayacak bir konu. Okul toplulukları ise sosyalleşmenize katkı sağlayacağı için bir okulu tercih etmeden önce güzel etkinlikleri bulunan topluluklarını da incelemeyi ihmal etmeyiniz.

TIP OKURKEN YAPILMASI GEREKENLER VE YÖNELEBİLECEĞİNİZ ALANLAR NELERDİR?

Tıp okurken yapacağınız en önemli şey tabi ki sürekli çalışma motivasyonunuzu, konsantrasyonunuzu yüksek tutmak olacaktır. Yatarak okuyamayacağınız veya bir şekilde bunu başarsanız da yeterli donanımı kazanamayacağınız bir bölüm olduğunu dikkate almak zorundasınız. Tıp fakülteleri doktor yetiştirmek gibi önemli bir görev gördüklerinin farkında olabildikleri için eğitim biçimlerini buna göre belirlemiş durumdalar bu yüzden sizin kendinizi geliştirmek için yapmanız gereken temel şey sıkı bir biçimde ders takibi yapmanız ve okulda size verilen tüm sorumlulukları yerine getirmeye çalışmanızdır. Bunlarla beraber dilinizi geliştirmek için çabalamalı ve TUS’ta sizi nelerin beklediğini bilerek bilinçli ve sistemli bir öğrenim hayatı geçirmelisiniz. Yönelmeyi düşünebileceğiniz alanı netleştirmek için tabi ki bilgi sahibi olmalısınız fakat kendinizi geliştirmek için sürekli çabalarsanız uzmanlık konusunda hangi alana yöneleceğinize erken dönemde karar verebilirsiniz ve o alana daha fazla odaklanabilirsiniz. Bir yandan da insani duygularınızı sürdürebilmek adına sosyal faaliyetlerin içinde olmaya da çaba gösterin. Eğer sistemli ve düzenli bir eğitim hayatı geçirirseniz bunu yapmaya fırsatınız bulunacaktır.

Aklınızda Bulunsun

Bu kısımda ilk söyleyeceğimiz şey kendinizi iyi tanıyın, tıp fakültesini kesinlikle okumak istediğinizden emin olun, geleceğinizi şekillendirecek bir karar verdiğinizi fark edin ve ayrıca hatırlayın üniversite herkesin okumak zorunda olduğu bir şey değil. Tıp okumak oldukça zorlayıcı ve bu zorluğu gerçekten buna değecek bir şeyler için göze almalısınız çünkü mutluluk ve huzur insanoğlunun öncelikleri arasındadır. 

Hem eğitim hayatındaki hem de meslek hayatındaki yoğun, zorlayıcı çalışma temposu sizi makineleştirmeye müsait olsa da siz insani duygularınızı sürekli taşımak için mücadele edin, çabalayın, meslek hayatınızda anlayışlı, hoşgörülü ve insanlara yardım eden biri olmaya çabalayın. Unutmayın ki yapacağınız işin özü insanlara yararlı olmak, her şey hak ettiğiniz gibi olsun.

Okuyanların Dilinden Tıp Fakültesi

 1. Tıp 6 yıl; bir arkadaşım bunun 4 yılı işte tıp eğitimi kalan 2 yılında da bölümünle ilgili eğitim alıyorsun dedi. Nette böyle bir bilgi görmedim, bu doğru mu?

Değil. Tıp bölümünün ilk 3 yılında teorik eğitim verilir. 4 ve 5. sınıflarda stajlar yapılır. 6. sınıfta internlük (bir nevi doktorluk) yapılır. Tüm Tıp Fakültelerinde olmasa da genelde bu böyledir.

2. Tamam, diyelim ki mezun oldum. Herhalde yalnızca Dr. Ünvanı oluyor. Uzmanlık için ne kadar okumak gerekiyor? Bir de TUS tam olarak ne oluyor ve ne zaman giriliyor?

Branş seçimi tıp eğitiminin 6 yıllık süreci içinde değildir. Okul bittikten sonra girilen TUS’tan sonra eğer başarabilirseniz istediğiniz branşın asistanlığını yaparsınız. Bu dönemde Doktorsunuzdur ama eğitimde devam eder. Uzmanlık da ortalama olarak 4 – 6 yıl kadar sürmektedir. Ve bu eğitimin sonunda bir branşın Uzm. Dr‘u olursunuz.Tıpta Uzmanlık Sınavı yılda iki defa yapılmaktadır. Şu an her bir sınava ortalama 10.000 mezun doktor girmekte ve yalnızca bunların yaklaşık olarak 2.000 tanesi uzmanlık eğitimine başlayabilmektedir.

3. Peki, mesela devlette ve özelde çalışan doktorlar var. Bu neye göre değişiyor? Yani neye göre devlet veya özel?

Bu bir tercih meselesi sayılabilir. Uzmanlığınızı bitirdikten sonra isterseniz devlet hastanelerinde isterseniz de özel hastanelerde çalışabilirsiniz. Çok az olsa da özel hastanelerde çalışan pratisyen hekimlerde bulunmaktadır.

4. Tıp seçtiğiniz için hiç pişman olduğunuz oluyor mu? Ve düzenli ve fazla çalışma mı gerektiriyor?

Neredeyse her sınavımdan önce karmakarışık duygular hissediyorum. Bu duyguların içinde pişmanlık, stres, kızgınlık, yorgunluk gibi duygular var. Ama tek başına pişmanlık denemez. Eğer sürekli yeni şeyler öğrenmek, uçsuz bucaksız bir deryada boğulmak isteyen bir insansanız bu duygunun adı hiçbir zaman pişmanlık olmayacaktır. Ama yeri geldiğinde eğitimin zorluğuna, yorgunluğuna, yoğunluğuna, stresine yenik düşeceğimiz yerler de olacaktır.

Düzenli ve fazla çalışma bu eğitimin doğasında var. Çünkü öğrendiğin neredeyse hiçbir bilgiyi tek seferde öğrenemeyeceksin. Bunun için sürekli çalışma, tekrar ve okumak gerekecek. Basit bir karşılaştırma yaparsam üniversite sınavına çalıştığımız dönemdeki çalışmaların 2 – 3 katını çalışabiliyoruz. Bu göz korkutucu olabilir ama bu sizin için okula başladıktan sonra yapılması gereken bir iş olacak. Ve eninde sonunda öğrenip, ders çalışmanın bir zorluk değil bir gereklilik olacağını düşüneceksiniz. Sonuç olarak başlarken ders çalışmak zor gelebilir ama ilerleyen dönemlerde daha basit bir hal alacaktır.

Tıp Fakültesinde dersler en temel seviyeden balşayarak anlatılmaya başlanır. İlk derslerinizden biri “Hücre” olacak mesela.
Bu yüzden liseden bir temele çok ihtiyaç duymayacaksınız. Tıbbın kendi temelini kuracak ve bunun üzerine gelişeceksiniz.

Tıpta Uzmanlık Sınavının amacı uzmanlık eğitimi almak isteyen adaylar arsında eleme yapmaktır. Uzmanlık sınavına 15.000 kişi girerken bunlardan sadece 4.000 kadarı uzmanlık sınavını kazanmaktadır.

TUS’u kazanamayan adayların Hekimlik yapması konusunda bir problem yoktur. Sadece uzmanlık yapamıyorlar.