Tıp Bölümü Nedir? Tıp Fakültesi Bölümü Hakkında Aklınıza Takılan Herşey

Tıp Bölümü Tanıtımı:

İnsanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak hekimleri yetiştirme ile ilgili eğitim ve araştırma yapılır. Tıp fakültesi diploması alan bir kimse pratisyen hekim ünvanını taşır. Bir pratisyen hekim, uzmanlık sınavında başarılı olduğu taktirde aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir.

En yaygın biçimde doktor yetiştirmek için var olan tıp fakülteleri insan sağlığı ile ilgili her alanda çalışma yapmak için kurulmuş fakültelerdir. Tıp bölümü insanların hastalıklarını gidermek, bu hastalıklara kalıcı çözümler üretmek, kabaca insanların sağlıklı bir biçimde hayatta kalmalarını sağlamak amacıyla doktor yetiştirmek ve bu alanlarda incelemeler, araştırmalar yapmak amacıyla faaliyet gösteren programlardır.

Programın Amacı: 

 Tıp programının amacı, insanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personelini (hekimleri) yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: 

Tıp programında eğitim süresi 6 yıldır. Bu fakültelerde öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır. Tıp doktorluğu düzeyi üç kademeden oluşur:

(1) Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesi, öğretimin ilk iki yılını kapsar. Bu dönemde biyoloji, fizik, kimya dersleri ile anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji vb. temel tıp dersleri verilir.

(2) Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesi, öğretimin 3., 4. ve 5. sınıflarını kapsamakta ve bazı temel tıp bilimleri dersleri ile klinik, poliklinik gibi uygulama alanları ve gerekli laboratuvar çalışmalarını içermektedir. Bu alandaki ders içerikleri de ağırlıklı olarak pratiğe, laboratuvar ortamı ve klinik ortamında uygulamalı eğitime dayanmaktadır. Bu klinik eğitimi tıp alanının alt dallarında verilmektedir. Bir nevi öğrenilen teorik bilginin pratikte uygulanması ile ilgili olarak temel tıp alanında derslerden oluşuyor denebilir.

(3) Öğretimin 6. yılını kapsayan Aile Hekimliği Kademesi, klinik ve poliklinik uygulamalarını içermektedir. Bu dönem intörnlük dönemi olarak adlandırılan ve bir önceki yıllarda staj biçiminde alınan eğitimin daha detaylı bir biçimde uygulanmasını öngörme amacıyla eğitim görülen dönemdir. Temel Tıp Bilimleri Lisans Eğitimi ise, Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlardan dileyenlerin devam edebilecekleri 2 yıllık bir eğitimdir. Bu dönemde, botanik, zooloji, anatomi, biyokimya, biyofizik, mikrobiyoloji vb. dersler okutulmaktadır.

6 yıllık bu eğitim tamamlandığında yüksek lisansa denk diploma sahibi olunmaktadır.

Gereken Nitelikler: 

Tıp fakültelerinde okuyacak bireylerin standartların üzerinde bir çalışma disiplinine sahip olması gerektiği oldukça aşikar. Bununla beraber tıp eğitimi alacak bireyler özverili çalışmanın yanında yaptığı mesleğin insan hayatı ile ilişkisi düşünülürse insanlara değer veren, insanlar için mücadele eden bireyler olmalıdır. İleride yöneleceğiniz alana göre değişiklik gösterecek olsa da tıp eğitimi alacak ve bu alanda çalışacak bireyler soğukkanlı, pratik karar verme yetisine sahip olabilen, analitik düşünebilen, sayısal donanımı güçlü ve sayısal alanda temeli olan, yorucu eğitimi olan tıp bölümünün ve mesleğinin ağır şartlarına dayanıklılık gösteren kişiler olmalıdır. Ayrıca operasyona dayalı alanlarda uzmanlaşacak kişilerin konsantrasyonunun, el-göz koordinasyonunun ve el becerilerinin sağlam olması gerektiğini de söyleyebiliriz.

Tıp programında aşağıdaki diplomalar verilir.

Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara üniversiteden ayrıldıkları takdirde “Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması” verilir.

Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans ve Temel Tıp Bilimleri Lisans eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması” verilir.

Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması: Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara “Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması” verilir.

Tıp Doktorluğu Diploması: Tıp Doktorluğu için öngörülen Temel Tıp Bilimleri Önlisans, Klinik Bilimleri Yüksek Lisans ve onları takip eden Aile Hekimliği kademelerini başarı ile tamamlayanlara “Tıp Doktorluğu Diploması” verilir. Tıp eğitimini bitiren bir kimsenin hekimlik yapabilmesi için Tabipler Odasına kaydını yaptırması zorunludur. Tabipler Odası yasası gereğince her 100 hekimin bulunduğu yerde bir tabipler odası açılır. Oda, hekimlerin çalışmalarını meslek yasasına uygunluğu yönünden denetler, onların haklarını korur. Doktorun çalışma koşulları genellikle ağırdır. Resmi bir sağlık kuruluşuna bağlı hekimlerin gündüz çalışmalarına ek olarak gece ve hafta sonu nöbetleri vardır. Ülkemizde hekim sayısı az olduğundan bir hekime düşen hasta sayısı da çok fazla olmaktadır. Muayenehanesi de olan hekimler günün her saatinde dolu demektir. Geceleri hastaya çağrılan doktor, mesleki sorumluluğu gereği gitmek zorundadır. Tıp doktorluğu diploması alan bir kimse “Pratisyen Doktor” ünvanını taşır. Tıp doktoru olan kimse, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, TUS’ta başarılı olduğu takdirde, aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir.

– Koruyucu Hekimlik Uzmanlık Dalları: – Halk Sağlığı Epidemiyoloji İşci Sağlığı ve Güvenliği
– Okul Hekimliği Askeri Sağlık Hizmetleri Hekimliği
– Spor Hekimliği
– Hava ve Uzay Hekimliği
– Deniz Hekimliği
– Hijyen ve Koruyucu Hekimlik
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
– Aile Hekimliği

II- İyileştirici Hekimlik (Klinik) Uzmanlık Alanları: 
– İç Hastalıkları,
– Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz,
– Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji,
– Ruh Sağlığı ve Hastalıkları,
– Deri ve Zührevi Hastalıklar,
– Nöroloji (Sinir Sistemi Hastalıklar),
– Genel Cerrahi,
– Çocuk Cerrahisi,
– Ortopedi ve Travmatoloji (İskelet Sistemi Hastalıkları),
– Anesteziyoloji ve Reanimasyon,
– Kadın Hastalıkları ve Doğum,
– Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları,
– Göz Hastalıkları,
– Üroloji (Boşaltım Sistemi Hastalıkları),
– Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon,
– Hidroklimatoloji,
– Radyoloji,
– Göğüs Cerrahisi,
– Kalp ve Damar Cerrahisi,
– Beyin ve Sinir Cerrahisi,
– Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

III- Laboratuvar Uzmanlık Alanları: – Biyokimya ve Klinik Biyokimya,
– Patolojik Anatomi, Tıbbi Farmakoloji,
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji.

IV- Akademik Uzmanlık Dalları: – Adli Tıp,
– Anatomi,
– Fizyoloji,
– Fizyopatoloji,
– Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji,
– Tıp Tarihi ve Deontoloji,
– Tıbbi Genetik,
– Nükleer Tıp

. İster uzman ister pratisyen olsun bir doktorun en önemli görevi toplumu ve kişileri her türlü hastalıktan korumak, bütün çabalara karşın sağlığı bozulan kimseleri tedavi etmektir.

TIP FAKÜLTESİ İŞ OLANAKLARI VE İŞ ALANLARI NELERDİR? TIP BÖLÜMÜ MEZUNLARI HANGİ UNVANI ALIR? TIP MEZUNLARI NE İŞ YAPAR?

Ülkemizin sağlık personeline, özellikle hekime ihtiyacı gittikçe artmaktadır. Hekim ve sağlık personeli sayısının yetersiz olması ve yurt düzeyinde dengesiz dağılımı yüzünden sağlık hizmetlerinde istenen gelişme sağlanamamaktadır. Ülkemizde her alanda yetişmiş hekime, özellikle pratisyen hekime büyük ihtiyaç vardır. ekimlerin %70’i uzman hekim olup ülkenin gelişmiş bölgelerinde toplandıkları göz önüne alınırsa az gelişmiş bölgelerde hekime olan gereksinme daha iyi anlaşılabilir.

Tıp bölümünün çalışma sahası sağlık bilimleri alanıdır ve bölümü bitiren bireyler hekim unvanını almaktadırlar. Tabi ki eğitimi tamamladıktan sonra pratisyen hekim olarak görev yapmaya başlayabilecek olsa da devam eden süreçte çalışma alanı belirlemek adına farklı alanlarda bulunmaktadır. Bunlar yine sağlık bilimine bağlı ve temelinde doktorluk-hekimlik unvanı bulunsa da kariyer yapma biçimleri farklıdır. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı-Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile uzmanlığa hak kazanarak belirtilen asistanlık döneminden sonra uzman doktor olarak görev yapabilirsiniz. Bu süreçleri tamamlamanız halinde özel hastanelerde çalışabilir ve kendi muayenehanenizi açabilirsiniz. Tıbbi araştırma alanına da yönelmeniz mümkün. Ayrıca her lisans mezununun yönelebileceği akademik çalışmalar yapmak ve akademik personel olmak da tercihlerden birisi olabilir.

TIP FAKÜLTESİ TERCİH ETMEK

Tıp fakültesinde okumanın ve yapacağınız işin önemini belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık yirmi yıl öncelerine kadar bölüm tercihleri sınavdan önce yapılmaktaydı. Bu daha sağlıklı bir tercih biçimiydi diyemeyiz fakat daha az puan almayı beklerken daha fazla aldım o zaman meslek garantisi olduğu için tıp tercih edeyim gibi bir anlayışı bir parça da olsa engelleme olasılığı vardı. Bugün insanlar başka bir bölümü tercih etmeyi düşünürken ya daha yüksek puan aldıklarından ya da ailelerinin baskı ve isteklerinden dolayı tıp fakültesi tercih edebiliyorlar. Tıp bu tarz durumlar içinde tercih edilmemeli, gerçekten bu alanda çalışmayı düşünüyorsanız bu bölümü tercih etmenizde yarar var.

TIP FAKÜLTESİNİ NEDEN OKUMAK İSTEDİĞİNİZİ SORGULAYIN

Doktor olmak birçok kişinin çocukluk hayalidir. Bu hayal farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Görece yetişkin olup tıp fakültesi tercih etmek isteyen bir bireyin bunu neden istediğini sorgulaması ve gerçekten okumayı istediğinden emin olması bizim en büyük arzumuz. Bazı bölümler için dile getirdiğimiz bu bölüm bireysel çıkar elde etmek için okunmaz anlayışı tıp için tümüyle geçerli. Tıp, insan hayatıyla doğrudan ilgili bir alan. Doktorluk oldukça değerli bir meslek fakat hakkını yerine getirerek yapmak şartıyla. Tıp okuyacaksanız kendinize insanlar için ne yapabilirim sorusunu sürekli sormayı alışkanlık haline getirmenizi önermek zorundayız. Tıp, iş garantisi var, cerrah olursam çok zengin olurum, insanlar bana saygı gösterir, tıp ülkede önem gören bir bölüm, mühendis veya arkeolog olmak istiyordum ama puanım yetiyor bu yüzden tıp okuyayım anlayışları ile okunmamalı. İnsanlara sağlığını kazandırmak veya onları hayatta tutmak gibi bir amacı olan mesleğin eğitimini bu niyetlerle almamalısınız. Eğer siz önceliğinizi değerli ve kutsal olanlar üzerine kurar ve bunun için gerçekten sıkı bir biçimde çalışırsanız diğer beklentileriniz, arzularınız, hayalleriniz kendiliğinden gerçekleşir.

TIP BÖLÜMÜNÜN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

Bir bölümün avantajı ne yazık ki meslek sahibi olmakla, kesin iş bulmakla eşdeğer tutulduğu için tıp okuduğunuzda işsiz kalma olasılığınız; ülkemizdeki sağlık elemanına duyulan ihtiyaç göz önünde bulundurulursa neredeyse sıfır. Tek amacınız olmaması gerektiğini vurgulasak da maddi açıdan ve saygı görme noktasında manevi açılardan tatmin edici olacağını da vurgulamamız gerekir. Eğer severek ve isteyerek okunursa oldukça ilgi çekici, değerli olması ve geniş bir inceleme, çalışma alanının bulunması da avantaj diyebiliriz.

Bölümün dezavantajlarından en önemlisi hem kazanmanın hem okumanın aşırı çaba gerektirmesi ve Türkiye’de eğitimi alınan neredeyse tüm lisans programlarından zor olmasıdır diyebiliriz. Bölümü daha okumaya başladığınızda yorucu bir tempo sizi bekliyor ve uzun yıllar boyunca aynı yorucu tempo hayatınızın bir parçası olarak hayatınızın içinde duracaktır. Diğer bir dezavantaj eğer daha iyi bir kariyer yapmak istiyorsanız oldukça zor bir dil sınavının ve TUS’un sizi bekliyor olduğu gerçeği. Bununla beraber aynı noktadaki dezavantaj ülkede sağlık alanında yaşanabilecek ekonomik sıkıntıların yansıması olarak uzman olmanın oldukça zor hale gelmesi. Pratisyen olarak kalırsanız da zorunlu hizmet gerçeği bir yüke dönüşebilir. Başka bir yandan meslek hayatınızda karşılaşabileceğiniz hastaların zaman zaman anlayışsız davranabilecek olması bir dezavantaj olarak sayılabilir. Komşuların ve akrabaların şuramda bir ağrı var neden olabilir, hadi doktor ol da bizi iyileştir gibi cümleleri de küçük de olsa bu bölümün rahatsız edici yanlarından biri diyebiliriz. Bunlara ek olarak yasal hakların sürekli değişiyor olması da bu bölümü bitirdiğiniz zaman karşınıza çıkacak zorluklardan biridir demek durumundayız.

TIP FAKÜLTESİ TERCİH EDERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER NELERDİR?

Yukarıda belirtilenler dışında bu bölümü tercih ederken dikkat etmeniz gereken hususlardan biri pratik eğitim alanının daha geniş ve altyapısının daha iyi olduğunu düşündüğünüz üniversiteleri tercih etmeye çalışmak olabilir. Hiçbir tıp bölümünde sadece kuru kuru akademik eğitim vermeyecek olsalar da bazı üniversitelerin pratik eğitiminin daha iyi olması sebebiyle tercih ederken buna dikkat etmelisiniz. Tercih ederken okullardaki Profesörleri ve o okuldan mezun olan kişileri de incelemeye çalışın. Tıp bölümünde kimden öğreti aldığınız ve öğreti alacağınız hocaların öğrencisi olmuş kişilerin ne düşündüğü de önemli bir konu. 

Bölümü İngilizce okumak size puan kazandırabilir ama illa İngilizce olsun diye de bir öneri de sunmuyoruz. Sonuçta tıp fakültesi kendi lügatına sahip. İngilizce gireceğiniz dil sınavında, sınavlarında, pratik sahibi olduğunuz için bir avantaja dönüşebilir. 

Bu bölümü tercih etmeden önce bölümden mezun olmuş insanlarla kesinlikle görüşmeye çalışıp onlardan fikirler alarak hem okuma anlamında hem de meslek edindikten sonraki süreçte kendiniz için uygun olup olmadığından emin olmaya çalışın. Bunlarla beraber olanağınız var ise tıp bölümlerinin derslerine giderek bunun size keyif verip vermediğini anlayabilirsiniz. Sadece puanınız yetiyor diye bu bölümü lütfen tercih etmeyin.

Maddi anlamda dikkat etmeniz gereken şeyler arasında da okulun kütüphane, teknoloji, kampüs, okul toplulukları gibi okulun tüm maddi imkanlarını sayabiliriz. Okulu tercih etmeden gidip görmek zorunda olduğunuzu unutmayın, çünkü 6 yılınız orada geçecek ve bu oldukça önemli bir süre. Okulun kütüphanesi ve teknolojik yeterliliğini de mutlaka incelemelisiniz çünkü bu sizin öğreniminize direkt katkı sağlayacak bir konu. Okul toplulukları ise sosyalleşmenize katkı sağlayacağı için bir okulu tercih etmeden önce güzel etkinlikleri bulunan topluluklarını da incelemeyi ihmal etmeyiniz.

TIP OKURKEN YAPILMASI GEREKENLER VE YÖNELEBİLECEĞİNİZ ALANLAR NELERDİR?

Tıp okurken yapacağınız en önemli şey tabi ki sürekli çalışma motivasyonunuzu, konsantrasyonunuzu yüksek tutmak olacaktır. Yatarak okuyamayacağınız veya bir şekilde bunu başarsanız da yeterli donanımı kazanamayacağınız bir bölüm olduğunu dikkate almak zorundasınız. Tıp fakülteleri doktor yetiştirmek gibi önemli bir görev gördüklerinin farkında olabildikleri için eğitim biçimlerini buna göre belirlemiş durumdalar bu yüzden sizin kendinizi geliştirmek için yapmanız gereken temel şey sıkı bir biçimde ders takibi yapmanız ve okulda size verilen tüm sorumlulukları yerine getirmeye çalışmanızdır. Bunlarla beraber dilinizi geliştirmek için çabalamalı ve TUS’ta sizi nelerin beklediğini bilerek bilinçli ve sistemli bir öğrenim hayatı geçirmelisiniz. Yönelmeyi düşünebileceğiniz alanı netleştirmek için tabi ki bilgi sahibi olmalısınız fakat kendinizi geliştirmek için sürekli çabalarsanız uzmanlık konusunda hangi alana yöneleceğinize erken dönemde karar verebilirsiniz ve o alana daha fazla odaklanabilirsiniz. Bir yandan da insani duygularınızı sürdürebilmek adına sosyal faaliyetlerin içinde olmaya da çaba gösterin. Eğer sistemli ve düzenli bir eğitim hayatı geçirirseniz bunu yapmaya fırsatınız bulunacaktır.

Aklınızda Bulunsun

Bu kısımda ilk söyleyeceğimiz şey kendinizi iyi tanıyın, tıp fakültesini kesinlikle okumak istediğinizden emin olun, geleceğinizi şekillendirecek bir karar verdiğinizi fark edin ve ayrıca hatırlayın üniversite herkesin okumak zorunda olduğu bir şey değil. Tıp okumak oldukça zorlayıcı ve bu zorluğu gerçekten buna değecek bir şeyler için göze almalısınız çünkü mutluluk ve huzur insanoğlunun öncelikleri arasındadır. 

Hem eğitim hayatındaki hem de meslek hayatındaki yoğun, zorlayıcı çalışma temposu sizi makineleştirmeye müsait olsa da siz insani duygularınızı sürekli taşımak için mücadele edin, çabalayın, meslek hayatınızda anlayışlı, hoşgörülü ve insanlara yardım eden biri olmaya çabalayın. Unutmayın ki yapacağınız işin özü insanlara yararlı olmak, her şey hak ettiğiniz gibi olsun.

Okuyanların Dilinden Tıp Fakültesi

 1. Tıp 6 yıl; bir arkadaşım bunun 4 yılı işte tıp eğitimi kalan 2 yılında da bölümünle ilgili eğitim alıyorsun dedi. Nette böyle bir bilgi görmedim, bu doğru mu?

Değil. Tıp bölümünün ilk 3 yılında teorik eğitim verilir. 4 ve 5. sınıflarda stajlar yapılır. 6. sınıfta internlük (bir nevi doktorluk) yapılır. Tüm Tıp Fakültelerinde olmasa da genelde bu böyledir.

2. Tamam, diyelim ki mezun oldum. Herhalde yalnızca Dr. Ünvanı oluyor. Uzmanlık için ne kadar okumak gerekiyor? Bir de TUS tam olarak ne oluyor ve ne zaman giriliyor?

Branş seçimi tıp eğitiminin 6 yıllık süreci içinde değildir. Okul bittikten sonra girilen TUS’tan sonra eğer başarabilirseniz istediğiniz branşın asistanlığını yaparsınız. Bu dönemde Doktorsunuzdur ama eğitimde devam eder. Uzmanlık da ortalama olarak 4 – 6 yıl kadar sürmektedir. Ve bu eğitimin sonunda bir branşın Uzm. Dr‘u olursunuz.Tıpta Uzmanlık Sınavı yılda iki defa yapılmaktadır. Şu an her bir sınava ortalama 10.000 mezun doktor girmekte ve yalnızca bunların yaklaşık olarak 2.000 tanesi uzmanlık eğitimine başlayabilmektedir.

3. Peki, mesela devlette ve özelde çalışan doktorlar var. Bu neye göre değişiyor? Yani neye göre devlet veya özel?

Bu bir tercih meselesi sayılabilir. Uzmanlığınızı bitirdikten sonra isterseniz devlet hastanelerinde isterseniz de özel hastanelerde çalışabilirsiniz. Çok az olsa da özel hastanelerde çalışan pratisyen hekimlerde bulunmaktadır.

4. Tıp seçtiğiniz için hiç pişman olduğunuz oluyor mu? Ve düzenli ve fazla çalışma mı gerektiriyor?

Neredeyse her sınavımdan önce karmakarışık duygular hissediyorum. Bu duyguların içinde pişmanlık, stres, kızgınlık, yorgunluk gibi duygular var. Ama tek başına pişmanlık denemez. Eğer sürekli yeni şeyler öğrenmek, uçsuz bucaksız bir deryada boğulmak isteyen bir insansanız bu duygunun adı hiçbir zaman pişmanlık olmayacaktır. Ama yeri geldiğinde eğitimin zorluğuna, yorgunluğuna, yoğunluğuna, stresine yenik düşeceğimiz yerler de olacaktır.

Düzenli ve fazla çalışma bu eğitimin doğasında var. Çünkü öğrendiğin neredeyse hiçbir bilgiyi tek seferde öğrenemeyeceksin. Bunun için sürekli çalışma, tekrar ve okumak gerekecek. Basit bir karşılaştırma yaparsam üniversite sınavına çalıştığımız dönemdeki çalışmaların 2 – 3 katını çalışabiliyoruz. Bu göz korkutucu olabilir ama bu sizin için okula başladıktan sonra yapılması gereken bir iş olacak. Ve eninde sonunda öğrenip, ders çalışmanın bir zorluk değil bir gereklilik olacağını düşüneceksiniz. Sonuç olarak başlarken ders çalışmak zor gelebilir ama ilerleyen dönemlerde daha basit bir hal alacaktır.

Tıp Fakültesinde dersler en temel seviyeden balşayarak anlatılmaya başlanır. İlk derslerinizden biri “Hücre” olacak mesela.
Bu yüzden liseden bir temele çok ihtiyaç duymayacaksınız. Tıbbın kendi temelini kuracak ve bunun üzerine gelişeceksiniz.

Tıpta Uzmanlık Sınavının amacı uzmanlık eğitimi almak isteyen adaylar arsında eleme yapmaktır. Uzmanlık sınavına 15.000 kişi girerken bunlardan sadece 4.000 kadarı uzmanlık sınavını kazanmaktadır.

TUS’u kazanamayan adayların Hekimlik yapması konusunda bir problem yoktur. Sadece uzmanlık yapamıyorlar.

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Nedir? Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Hakkında Aklınıza Takılan Herşey

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Tanıtımı:

Bilgisayar sistemlerinin yapısı, tasarımı, geliştirilmesi ve bu sistemlerin kullanımları konularında eğitim ve araştırma yapılır. Yönetim, eğitim, endüstri ve ticaret alanlarında, faaliyet gösteren çeşitli kamu kuruluşları ile özel kuruluşlarda, bankalarda, bilgisayar donanımı ve yazılımı hazırlayan firmalarda çalışılabilir. Programın Amacı:Bilgisayar mühendisliği programı bilgisayar sistemlerinin yapısı, tasarımı, geliştirilmesi ve bu sistemlerin kullanımları konularında eğitim ve araştırma yapar.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler:

Bilgisayar mühendisliği bölümünde eğitim süresi 4 yıldır. Okutulan dersler bilgisayar donanım yapısı, programlama dilleri, veri yapıları ve algoritmalar, sayısal çözümleme, veri tabanı sistemleri, mantıksal tasarım, mikroişleyiciler, veri iletişim, sistem çözümleme, yönetim bilişim sistemleri gibi meslek derslerinden ve matematik, istatistik, fizik, elektrik, elektronik, ekonomi, işletme yönetimi gibi temel destek derslerinden oluşur. Meslek dersleri laboratuvar uygulamaları ile desteklenir. Öğrenciler kuramsal ve uygulamalı dersler yanında, gerek üniversite bilgisayar merkezlerinde, gerekse üniversite dışında bilgisayar merkezi olan kuruluşlarda yaz stajları yaparlar.

Gereken Nitelikler:

Bilgisayar mühendisliği programına girmek isteyenlerin normalin üstünde bir genel akademik yeteneğe, üstün bir sayısal düşünme gücüne ve sağlam bir mantığa sahip, dikkatli, sabırlı ve yaratıcı kişiler olmaları gerekir.

Bilgisayar Mühendisi Kimdir?

Bilgisayar mühendisi çip, analog sensör, devre kartı, klavye, modem ve yazıcılar dahil olmak üzere bilgisayar donanım ve ekipmanlarının araştırılması, tasarlanması, geliştirilmesi ve test edilmesinden sorumludur.Temel olarak yazılım, programlama ve algoritma ile ilgilenir.

Bilgisayar Mühendisinin Sorumlulukları Nelerdir?

Bilgisayar mühendisi, bilişim sistemleri yöneticiliği, bilgisayar sistemleri analisti ve yazılım uygulamaları geliştiriciliği gibi farklı sahalarda uzman olabilmektedir. Uzmanlık sahasına bağlı olarak görev tanımı farklılık gösteren bilgisayar mühendisinin genel mesleki sorumlulukları şunlardır;

  • Mevcut teknoloji ve test araçlarını kullanarak düzenli donanım testleri gerçekleştirmek,
  • Yeni ve yeniden yapılandırılmış anakartlar için doğrulama testi gerçekleştirmek,
  • Düzenli bakım faaliyetleri gerçekleştirmek ve bilgisayar donanımı sorunlarını gidermek,
  • Mevcut bilgisayar ekipmanını güncellemek ve yeni teknolojiyi eski ekipmanlara entegre etmek,
  • Yeni mobil uygulamalar oluşturmak için yazılım geliştirme ekibi ile işbirliği içerisinde çalışmak,
  • Dahili ağ fonksiyonları ve herhangi bir internet özellikli uygulama kullanımı için yönetici personeline teknik destek sağlamak,
  • Potansiyel bilgisayar korsanlık tehditlerinden korunmasını sağlamak için şirketin bulut depolama hesaplarını kontrol etmek,
  • İhtiyaçları öngörmek ve gerektiğinde yedek donanım ekipmanını tedarik etmek.

Bilgisayar Mühendisi Olmak İçin Almak Gereken Eğitimler Nelerdir?

Bilgisayar mühendisi olmak için, üniversitelerin dört yıllık eğitim veren Bilgisayar Mühendisliği bölümünden lisans derecesi ile mezun olma şartı bulunmaktadır.

İşverenlerin Bilgisayar Mühendisinde Aradığı Nitelikler Nelerdir?

Mükemmel teknik yetkinlik sahibi olması ve problem çözme becerisini göstermesi beklenen bilgisayar mühendisinin diğer nitelikleri şu başlıklar altında toplanabilir;

  • Analitik düşünme kabiliyetine sahip olmak,
  • Detay odaklı çalışmak ve uzun süre konsantrasyon sağlayabilmek,
  • Yaratıcılık ve eleştirel düşünce yapısına sahip olmak,
  • Ekip çalışmasına yatkınlık göstermek,
  • Mesleki yenilikleri öğrenmeye istekli olmak,
  • Erkek adaylar için askeri yükümlülüğü bulunmamak.

İŞ ALANLARI

Bilgisayar Mühendisliği Mezunlarının çalıştıkları yer ve şirketlerle ilgili örnek olması ve ufuk vermesi açısından, bu linkten Yeditepe mezunlarının hangi ülkelerde, hangi şirketlerde çalıştığını örnek olarak inceleyebilir siniz.

  • Yazılım/Programcılık İşleri
  • Bilgi İşlem Sektörü
  • İstatistik ve Analiz
  • Tıp Sektörü
  • Yapay Zeka Sektörü
  • Oyun Sektörü

Yazılım/Programcılık İşleri

Yazılım ve programcılık işlerinin ucu açıktır. Sırf bu sektörde bile tonla alt alan bulunmaktadır.
Web programlama, Mobil programlama, Masaüstü programı programlama, socket programlama, gömülü sistem programlaması diye gider.

Bilgi İşlem Sektörü

Çoğu kişi bilgi işlemi tamircilik zanneder. Bu oldukça komik bir ön yargıdır. Zira bilgi işlem kurumların bel kemiğini oluşturur. Bilgi işlem departmanlarının bol bol mühendise ihtiyaçları vardır. Bilgi işlem içerisinde Server Adminliği yapabileceğiniz gibi Database yönetimi gibi işler de yapabilirsiniz. Hatta Bilgi İşlem’in bir de Network aşaması vardır ki bu başlı başına bir ayrı bir dünyadır. Bir bilgisayar mühendisi network öğrenerek dahi hatrı sayılır maaşlar alabilir. Tabii ki network işlemleri bilgi işlemin ana damarlarından birisidir.

İstatistik ve Analiz

İstatistik ve analiz işlemleri artık tamamen yazılım ve donanım aracılığıyla yapılmaktadır. Ve bu işlemlerin yapılabilmesi için açık açık bilgisayar mühendisine ihtiyaç vardır. Bu tip analiz işlemleri düz programcıların yapabilecekleri işlerden değildir. Zira Big Data yönetimi gibi konseptlerin bilinmesi gerekebilir. Analiz edilecek verinin büyüklüğüne göre bu durum değişse de iş Hadoop bilmeye kadar gider ki, eğer bu sektöre girebilirseniz -ki zordur güzel kazançlar elde edebilmeniz mümkündür.

Tıp Sektörü

Artık tümörleri, vücuttaki bazı problemleri yazılım aracılığıyla tespit etmek mümkün. Direkt tümör tespit eden yazılımlar geliştirilmiş durumda. Bu iş nasıl yapılıyor derseniz Görüntü İşleme (Image Processing) dediğimiz yöntemle hasta üzerinde tetkik yapılıp görüntü elde edildikten sonra programla kontrol yapılıyor. Bir doktor gözden kaçırsa bile yazılım bunu tespit edebiliyor. Bu sektörün de oldukça önü açık durumda. Size kıyak yapayım, bu işin ucu Python’dan geçiyor.

Yapay Zeka Sektörü

Henüz tam bir sektörü yok bunun kabul. Evet Boston Dynamics’te de işe girmek zor olur bunu da kabul ediyoruz. Ama şimdiden kendinizi hazırlasanız fena olmaz. Zira yapay zeka sektörü koşarak geliyor ve bu sektörde programcılık yapacak pek çok kişiye ihtiyaç duyulacak. Siz de bunlardan birisi olursanız, sektörün başını tutan birisi olarak bol bol para kazanabilirsiniz. Anahtar kelimeler – artificial intelligence, neural networks.

Oyun Sektörü

Şunu açıkça dememiz lazım, bilgisayar Mühendisliği bölümünde grafikle ilgili neredeyse hiçbir şey öğretilmez, ancak grafiklere iş yaptırmak istiyorsanız yazılımcıya ihtiyaç duyarsınız. Bu yüzden Oyun firmaları bol bol bilgisayar mühendisi istihdam ederler. Siz de bu sektörde kendinize bir yer bulabilirsiniz. Oyun motorlarına hakimseniz şansınız kat be kat artar.

Neden Bilgisayar Mühendisliği?

Bilgisayar Alanında Eğitim Almak İçin İlk 10 Neden

(Kaynak: ACM, Computing Careers)

1. Bilgisayar, yaptığımız her şeyin bir parçası.

Bilgisayarlı hesaplama ve bilgisayar teknolojileri, kullandığımız arabalardan izlediğimiz filmlere kadar hayatımızın neredeyse her alanında yer bulan parçalar haline geldi. Bilgisayar bilimlerinin farklı boyutlarını anlayabilmek, eğitimli bir 21.yüzyıl insanının sahip olması gereken temel özelliklerden biri. Hedefiniz ister bilim insanı olmak, ister popüler bir uygulama geliştirmek, ya da isterseniz yalnızca birisi “bilgisayar bir hata yaptı” dediğinde onu anlayabilmek olsun; bilgisayar bilimleri alanında eğitim almak size çok değerli bilgiler kazandıracaktır.

2. Bilgisayar alanında uzmanlaşmak zorlu ve karmaşık problemleri çözebilme yeteneği kazanmanıza yardımcı olur.

Bu alan çok geniş bir insan topluluğuna, ilgi alanlarından bağımsız olarak, ödüllendirici ve ilgi çekici olanaklar sunar. Bilgisayar bilimleri, çözülmesi hayal gücü ve farkındalık gerektiren derin ve çok boyutlu problemleri çözebilme yeteneği gerektirir ve bu yeteneğin gelişiminde yardımcı olur.

3. Bilgisayar bilimleri dünya üzerinde pozitif yönde bir değişim yaratmanıza olanak sağlar.

Bilgisayarlı sistemler bilim, mühendislik, işletme, eğlence sektörü ve eğitim gibi birçok alanda yeni buluşların ortaya çıkmasının arkasındaki temel güçlerden biridir. İnsan genom projesi, AIDS aşısı araştırmaları, çevre gözetim ve koruma uygulamaları gibi sayısız konuda bilgisayar destekli çalışmalar yürütülüyor. Eğer siz de dünyaya katkıda bulunmak istiyorsanız, bilgisayar bilimleri tam size göre.

4. Bilgisayar bilimleri kazançlı kariyer imkanları sunar.

İş hayatında en çok kazandıran ve en yüksek iş memnuniyeti sağlayan alanlardan biri bilgisayar bilimleri alanıdır. Yeni buluşlar ve bu yeni buluşların getirdiği alan içi yenilikler, sürekli dinamik bir şekilde ileriye doğru giden rekabetçi bir ortam doğmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hem kariyer imkanları, hem de memnuniyet açısından bilgisayar bilimleri alanı her geçen gün yeni olasılıklar sunmaktadır.

5. Nerede olursanız olun, iş imkanları kalıcıdır.

2020 yılına kadar, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik konularındaki her iki işten birinin bilişim alanında olması bekleniyor. (Kaynak: http://pathways.acm.org) Bilgisayar dünyasında beklenen gelişmelerle küresel ölçekte tüm kuruluşların bu alanda birikim sahibi yeni yeteneklere bugünkünden daha da fazla ihtiyaç duyması kaçınılmaz olacak.

6. Bilgisayar bilimleri alanında uzmanlaşmak, asıl kariyer tercihiniz ne olursa olsun size avantaj sağlar.

Bilgisayar mühendisliği diplomasına sahip olmak, hangi alanda çalışacak olursanız olun, size geniş bir bilgi dağarcığı, problem çözme ve mantıksal düşünme yeteneği gibi avantajlar sağlar.

7. Bilgisayar bilimleri yaratıcılık ve yenilikçilik olanakları verir.

Yüksek kalitede bilgisayar çözümleri oluşturmak en üst seviyede yaratıcılık isteyen ve pek çok farklı alanda yaratıcı işleri destekleyen çözümler ortaya çıkarmayı gerektirir.

8. Bilgisayar alanı hem ekip çalışması, hem de bireysel çalışma seçeneklerine sahiptir.

Bu alanda çoğu zaman farklı konularda yetenekleri olan insanların oluşturduğu bir ekibin parçası olmak gerekse de, bireysel kabiliyet ve hayal gücü oldukça önemli bir yere sahiptir.

9. Bilgisayar bilimleri, çok yönlü bir akademik hazırlığın önemli parçasıdır.

Çok sayıda üniversite ve işveren bilgisayar bilimleri dersi ya da alanındaki başarıyı çok yönlülüğün göstergesi olarak görmektedir.

10. Bilgisayar alanındaki gelecek olanakları sınırsızdır.

Bu alan, sırada neyin olduğunu tahmin etmenin imkansız olduğun alanlardan biridir. Bu yüzden bilgisayar bilimleri alanında çalışmanın ve alana katkıda bulunmanın yolları sayısızdır, ve bu yapacağınız işi etkileyici ve heyecan verici kılar.

Yeni Mezun Bilgisayar Mühendisi ve Piyasanın Beklentileri

Özelsektörün genel sorunu sanırım yeni mezunların iş bulurken çok zorlanmaları veya düşük maaşla işe başlamaları. Bu yazımda yeni mezun bir bilgisayar mühendisi ve Java Yazılım Mühendisi unvanı ile çalışan birisi olarak piyasanın bizden beklentileri, Türkiye-Rusya-ABD/Avrupa, hakkında dilim döndüğü kadar bir şeyler karalayacağım.

Öncelikle bu konuda en az maaş/verim/deneyim arayan ülke Türkiye sanırım. Gözüme çarpan ise Rusya’nın bu konuda daha tecrübeli yeni mezunlar istemesi. ABD/Avrupa ise biraz daha ortada kalıyor. Bu kanıya nereden vardığıma gelirsek, Avrupa/ABD menşeili firmalar biraz daha genel bilgi isterlerken, örneğim multi thread konusunu biraz daha genel sorarlarken, Rusların bu konuda daha detaya inmeleri, multi thread fonksiyonlarının ne iş yatıklarını özellikle sormaları, yine aynı şekilde diğer konularda da bu detaylara iniyorlar.

Peki yeni mezun neden iş bulamaz?

Çünkü tecrübesizdir. Hemen burada devreye “İyi de kardeşim adam zaten yeni mezun, nasıl tecrübesi olsun?” sorusu geliyor akıllara. O zaman “Yeni mezun bir mühendisin tecrübesi ne olur?” sorusunu cevaplamamız gerekiyor. Yeni mezun bir mühendisin tecrübesi üniversite hayatı boyunca yaptıklarıdır, okuduğu kitaplara kadar! Örneğin bilgisayar mühendisliği öğrencisi için yaptığı projelerdir, kendi alanına dair okuduğu makalelerdir, öğrenmeye çalıştığı İngilizcesidir/Almancasıdır/Rusçasıdır, gittiği sempozyum/organizasyon/etkinliktir, katılığı üniversite gruplarıdır, hocalarının verdiği ödevi “nasıl daha iyi YAPABİLİRİM” diye kendisine sorması bu yeni mezun mühendisin tecrübesidir. Tecrübelerinden en önemlilerinden birisi ise kesinlikle yaptığı uzun veya kısa dönem stajlarıdır. İşte bütün bunların hepsi yeni mezun bir mühendisin tecrübeleridir! Aynı zamanda onun en büyük referansıdır!

Türkiye’de Yeni Mezun Tecrübesi

Sanırım burada Türk öğrenciler olarak yollarımız diğer ülkelerdeki öğrencilerle ayrılıyor. Yukarıda yazdığım tecrübeler Türk öğrenciler olarak bizlerde çok daha az bulunuyor. Özellikle yabancı dil ve yaptığımız projeler konusunda. Zaten aldığımız eğitim ortada, ki bunu 4 sene Türkiye’de 3 sene de Rusya’da eğitim görmüş birisi olarak çok rahat bir şekilde karşılaştırma yetisine sahibim, bunun üstüne bir de bizim tembelliğimiz eklenince oraya feci bir öğrenci/yeni mezun profili çıkıyor. Bunu bilen sektör de yeni mezunları ya işe almıyor ya da çok düşük maaşla işe başlatıyor. Neden? Çünkü üniversite boyunca bir şey yapmadık, bütün her şeyi şimdi öğrenmeye başlayacağız. Sıfırdan, yeniden…

Türkiye’de Özel Sektörün Bir Bilgisayar Mühendisinden Beklentisi

Bu konuda da Türk firmaları diğer ülke firmalarından ayrılıyor. Şu ana kadar gördüğüm Türkiye’de genel oturmuş bir işe alım yapısı yok. Bazen ayaküstü yaptığınız bir sohbetle iş bulabilirken bazen de günler süren mülakatlar oluyor. Her ikisini de tecrübe ettim! Yazımın ikinci paragrafında da belirttiğim gibi Türkiye yeni mezunlarda en az bilgi/birikim arayan ülke gibi geliyor bana. Peki piyasa bizlerden ne bekliyor?

  1. İngilizce! Bunu en başa yazmak istiyorum çünkü ne yazık ki Türkiye’de kaynak da üretmiyoruz, bilgi de. Doğal olarak bilgiyi de yine dışarıdan alıyoruz. Bu yüzden İngilizce bence birinci sırada geliyor.
  2. Naylon olmayan, içerisi dolu, bir şeyler öğrenilmiş staj/stajlar. Bu konuda en büyük ikinci etken bence. Çünkü mülakatlara gittiğinizde size sorulacak ilk veya ikinci soru stajınızı nerede yaptığınız. Eğer ki dolu bir staj yapmadıysanız ne yazık ki anlatacağınız veya bahsedeceğiniz bir şey olmayacak ve mülakattan boynunuz bükük ayrılacaksınız.
  3. Okul boyunca yaptığınız projeler. İşte en büyük tecrübelerinizden birisi de bu. Çünkü her proje aşılması gereken algoritmik bir problem demek, öğrenilecek bir sürü yeni teknoloji veya tecrübe demek. Kısacası sizin bir sorunu nasıl aşabileceğinizi öğrenmeniz demek!
  4. Okul hayatı boyunca katıldığınız topluluk/etkinlik/sempozyumlar. Emin olun size en fazla faydası dokunacak olaylardan birisi de bu tür etkinliklere katılmak. Çünkü her etkinlik yeni kişiler demek, yeni kişiler ise yeni bilgiler, yeni teknolojiler öğrenmeniz demek, sizin ufkunuzun biraz daha açılması demek. Hatta staj, burs veya iş teklifi demek..
  5. Mümkünse daha önceden bir yerlerde çalışmanız. Bunu isteyebiliyorlar, çünkü gerçek bir projede çalışmış ve tecrübeniz olmasını istiyorlar, bir takımla nasıl çalışılır bilmenizi istiyorlar. Özellikle okulun son zamanlarına doğru yapılabilecek bir şey. ( NOT: Bir çok yerde dışardan(freelancer) çalışmanız tecrübe olarak sayılmayacaktır. Tabiki de sizin için bir artıdır bu, fakat takım çalışması vs. olmadığı için tecrübenizden saymayabilirler. )
  6. Açık olmanız! Ne demek bu? Yeni teknolojilere açık olmanız, bir şeyleri sürekli öğrenmeye açık olmanız demek. Sürekli araştırıyor olmanız demek. Mezun olunca göreceksiniz ki sürekli bir şeyler değişiyor, gelişiyor veya yenisi çıkıyor. İşte bütün bunlara adapte olmanız için sürekli araştırıyor, öğreniyor olmanız gerekiyor. Burada birinci maddeye atıf yapmak istiyorum. Bu dediklerimin hepsini genelde İngilizce kaynaklardan öğreneceğiniz için bu bu yüzden sektör sizden İngilizce bilmenizi istiyor. Yani hem sizin hem de kendisinin ayakta kalabilmesi için!

İşte bütün bunlar piyasanın yeni mezunlardan beklentisi. Tabiki bunlar artabilir, daha fazla şey eklenebilir veya firmasına göre azabilir.

Tecrübelerimi, aklıma gelenleri elimden geldiği kadar anlatmaya çalıştım. Bir sonraki yazım ise bu konuda daha çok teknik detaylara değineceğim; programlama, veritabanı, algoritmalar vs, mezun olmadan neleri bilmeden, anlamadan mezun olmamamız gerektiğinden bahsedeceğim.. Genel olarak mülakatlarda ne tür soruları sordukları, neleri bilmemiz gerektiğine dair, hatta mülakatlarda sorulan kod soruları veya verilebilecek mülakat ödevleri hakkında bahsedeceğim.

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu ne iş yapar? İş imkanları nelerdir? (Okuyanlar ne dedi)

Teknolojiye şöyle bir baktığımızda Bilgisayar Mühendislerinin çalışacakları bir çok alan vardır. En güzeli araştırma-geliştirme firmalarında çalışmaktır. Bilgisayar mühendisleri üniversitelerin içerisinde açılan teknoloji yazılım firmalarında, askeri işler yapan firmalarda, bankalarda veya bilim kurumlarında çalışabilirler.

İçinde elektronik bir şeylerin üretildiği her firmada yapacağı şeyler vardır. Günümüzde beyaz eşyaların içleri bile gömülü yazılımlar içermekte. Çünkü kullandığımız her elektronik cihaz, içinde yazılım bulunduruyor. Donanımlar genelde sabit kalsa da onun üzerindeki yazılım o donanımın işlevlerini artırıyor/hızlandırıyor.
Yani bir işi daha hızlı/iyi/verimli nasıl yapabilirim meselesi.

Sadece yazılım yapar mantığı bilgisayar mühendisleri için çok yanlış ve kısıtlı bir algı. Yazılım, teknoloji olan her alanda birçok pozisyon bilgisayar mühendisliği için mevcut. Bir teknoloji firmasında (IBM, Oracle Microsoft gibi)satış danışmanı olarak, Yazılım projelerinde İş analisti olarak, yazılım firmalarında, bankalarda yazılım geliştirici, danışmanlık firmalarında danışman olarak tercih edilecek olan kişi bilgisayar mühendisleridir.


Bilgisayar Mühendisliği mezunları yazılım firmalarında,telekominikasyon şirketlerinde,reklam ajanslarında,büyük şirketlerin IT ya da ar-ge departmanlarında kısacası yazılım ve programlamanın olduğu her alanda iş bulabilirler.

İş olanakları çok geniş, fakat genelde kendi girişimlerini yaparak okul döneminde çalışmaya başlar öğrenciler.

Genel anlamda programlama uzerine yogunlasan bir bolum. Tabii bir ise girdiginizde yapabilecekleriniz size bagli olan bir sey. Bankacilik yazilimi yapan bir sirkete girerseniz o konu uzerine yogunlasirsiniz. Ama en onemlisi kendinizi ne kadar gelistirebildiginiz. Ilerleme kaydederseniz oyun yazilimi yapma sansiniz olabilir.

En başta kendi işini kurmak isteyen kişiler için biçilmiş kaftandır çünkü kendi işinizi kurmanız için gerekli tüm masraflrı bedavaya getirebilir..Kendi sitenizi kurar ve işlerinizi sanal ortamdan internetten halledebilirsiniz. Güzel bir oyun tasarlar bunu google play storeda yayınlayıp para kazanabilirsiniz. Ama dil kesinlikle bilmelisiniz çünkü iyi şirketlere girmek istiyorsanız dil ve beceri gerekiyor.

Eğer siz bölüme girdikten sonra okurken derslerinizde başarılı olmak için bir çaba göstermiyorsanız, özellikle ikinci sene ikinci dönemden itibaren staj için kapı kapı dolaşmıyorsanız, sosyal tecrübelerinizi sadece bilgisayar başında temellendiriyorsanız, okulu henüz bitirmeden belli başlı projelerde adınız yoksa veya herhangi bir çalışmanız yoksa, üzgünüm. Şu çağda elle tutulur yüksek kalibreli herhangi bir iş yapabilmeniz pek mümkün değil.

Diyorsanız hayır böyle değil. Gereken neyse yapacağım diyorsanız, bir çok alanda işiniz hazır. Sonuçta günümüzde bilgisayar ile ve bilgisayar destekli çalışabilen bütün her şey için çalışıyor olabilirsiniz. Sadece biraz kendi hayal gücünüze ihtiyacınız var.

Bilgisayar Mühendisinin mezun olurken önünde iki seçenek vardır. Yazılım veya donanım bölümlerinden birini tercih ederek kariyerine başlar. Tabii bu seçim okul zamanında yapılan bir seçimdir. Yazılımı seçtiği zaman genelde ihtiyaç üzerine programlar geliştirecek veya mevcut programları biraz daha ihtiyaçlara uygun şekilde şekillendirecektir. Donanım kısmında ise, her ne kadar Türkiye’de donanım uzmanı az olsa da, bilgisayarın genelde elektronik kısmı ile ilgilenecektir. Okuduğunuz süre boyunca size söylenecek olan “Kardeşim her yerde de Bilgisayar Mühendisi var. Size ekmek kalmaz!” sözlerine inanmayın. Maalesef Türkiye de halen nitelikli bir Bilgisayar Mühendisi kitlesi mevcut değil. Zaten Bilgisayar Mühendisliği bölümünü zorunluluktan yazıyorsanız ya da puanınız diğer bölümlere yetmediği için yazıyorsanız bence yazmayın. Yoksa gerçekten meslek hayatınız çok zorlu geçecek.

Öncelikle son derece geniş bir çalışma alanı vardır. Büyük bir kısım yazılım alanında çalışmaktadır bunun dışında donanım konusunda da bilgi sahibi olunduğu için bu alanda da çalışılabilir. Yapay zeka, big data, bilgisayar grafiği ve daha bir çok çalışma alanı bulunur. Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle mezunlara duyulan ihtiyaç artmaktadır. (Bkz. LinkedIn en çok aranan nitelikler anketleri)

Bence ana kıstas yazılım sektöründe ileride bu yazılım mühendisliğinin temelleri olacaktır. Şuan çalıştığım şirkette 2 yıllık bilgisayar programcılığı eğitimini alıp bir çok bilgisayar mühendisinden ve benden çok daha iyi kod yazabilen yazılımcı arkadaşlarım var. Ama daha önce yazdığı programlar bir mühendislik temeline dayanmadığı için ve kısa günü kurtardığı için sürekli patlamakta ve şirketi zor duruma sokmaktadır. Herkes yazılımcı olabilir, herkes kod yazabiliyor ama iyi bir mühendis olmak çok farklı bir şeydir. Yazılım yada bilgisayar mühendisliği eğitimi alacak arkadaşlar iyi bir yazılımcıdan öte çok iyi bir mühendis olmak için gayret etmeliler. Bir zaman sonra yeni mezun için o çok zor görünen kod yazma olayı bir süre sonra eğlenceli hale gelebiliyor. Ama mühendislik temelleri ise yaptığınız işin kalitesini belirliyor.